Romain Gauthier bu saati tasarlarken çıkış noktasını kendi cümlesiyle şöyle koyuyor: hassas denen bir saatin gerçekten hassas olabilmesi için sabit enerjiye sahip olması gerekir.
Sorun basit ve kaçınılmaz. Zemberek bir yaydır, yay ise gerildiği kadar iter. Tam kurulmuşken güçlü, boşalırken zayıftır. Bu değişen kuvvet eşapmana ulaştığında balansın genliğini oynatır ve genlik oynadığında hız da oynar.
Bu soruna üç yüz yıl önce bulunmuş bir cevap var ve adı fusee. Cevabın özü, ortaokul fiziğinden hatırlanacak tek bir çarpımda saklı: bir eksene uygulanan döndürme etkisi, kuvvet ile kolun boyunun çarpımıdır. Kuvvet düşüyorsa, kolu uzatın. Çarpım sabit kalsın.
format_quote"Döndürme etkisi, kuvvet ile kolun çarpımıdır. Kuvvet düşüyorsa kolu uzatın; çarpım sabit kalsın."
Hasan Bekmezci
Klasik fusee bunu koni biçimli bir makarayla yapar. Zemberek kutusundan çıkan zincir koninin üzerine sarılır. Zemberek doluyken zincir koninin ince ucunda, yani kısa kolda çalışır; zemberek boşaldıkça zincir kalın uca doğru kayar ve kol uzar. Kuvvet azalır, kol büyür, çarpım yerinde kalır.
Bu çözümün iki bedeli var. Birincisi koni diktir; saatin içinde yukarı doğru yer kaplar ve bir kol saatini kalınlaştırır. İkincisi zincirdir. Bir zincir yüzlerce baklaya ve dolayısıyla yüzlerce eklemli temas noktasına sahiptir, her eklem sürtünür ve sürtünen her nokta, kazanmaya çalıştığınız düzgünlükten bir parça geri alır.
Logical One her iki bedeli de ayrı ayrı ele alıyor.
Koninin yerine düzlemde yatan bir salyangoz kam konmuş. Salyangoz kam, yarıçapı dönüş boyunca düzenli olarak büyüyen spiral bir disktir. Koninin dikey olarak yaptığı işi, düzlemde yaparak yapıyor: zincir kamın merkeze yakın kısmından uzak kısmına doğru ilerledikçe kol uzuyor. Sonuç, aynı fizik ama yassı bir mimari.
Zincirin sürtünmesi için ise malzeme değiştirilmiş. Baklalar yakut üzerinde dönüyor. Yakut, sertliği ve çelik üzerinde verdiği düşük sürtünme katsayısı yüzünden saatçilikte zaten yataklarda kullanılır; burada aynı fikir zincirin her eklemine taşınmış.
Üçüncü bir ayrıntı daha var ve kimse konuşmaz: zembereğin kendisi kutusunun duvarına sürtünür. Bu kutunun içi safirle kaplanmış. Markanın kendi ifadesiyle bütün bunların toplamı iki güne yakın sabit kuvvet veriyor.
format_quote"Yakut, sertliği yüzünden saat yataklarında kullanılır. Burada aynı fikir zincirin her ekleminde tekrarlanıyor."
Hasan Bekmezci
Atölyede bu zinciri tartışan iki kişi düşünün: onu tasarlayan kurucu ve üretimin maliyetini tutan imalat sorumlusu.
İmalat sorumlusu hesabı önüne koyar. Bu zincirin her baklası ayrı işleniyor, her eklemine ayrı bir yakut oturuyor ve hepsi elle monte ediliyor. Tek başına bu zincir, sıradan bir manüfaktür kalibresinin tamamından pahalıya geliyor.
Kurucu rakamı tartışmaz. Doğru. Peki alternatif ne?
İmalat sorumlusu bilinen yolu söyler. Çelik zincir. Yüz yıllardır çalışıyor.
Kurucu asıl meseleyi ayırır. Çalışıyor, evet, ama ne kadar çalıştığını ölçtünüz mü? Fusee zaten sürtünme ile mücadele etmek için var. İçine yeniden sürtünme koyarsanız kazandığınızın bir kısmını geri vermiş olursunuz. Bu saatin tek iddiası sabit kuvvet. O iddiayı taşıyan parçadan tasarruf edersem geriye iddia kalmaz, süs kalır.
İmalat sorumlusu son soruyu sorar. Peki müşteri bunu görecek mi?
Kurucunun cevabı kısadır. Görecek. Zinciri kadranın üstüne koyduk.
Bu son cümle bir tasarım kararından fazlasıdır. Saatçilikte mekanizma geleneksel olarak arkada durur ve kadran onu örter. Logical One tersini yapıyor: sabit kuvvet düzeneğini, yani saatin varlık sebebini, bakılacak yüze taşıyor.
Böylece saat kendi iddiasını gizlemiyor. Zincirin salyangoz kam üzerinde yavaşça ilerlediğini gözle görebiliyorsunuz. Kurma yapıldığında zincir geri sarılıyor, saat çalıştıkça yeniden açılıyor. Kalan enerji, bir göstergeye bakmadan, zincirin nerede olduğuna bakarak okunabiliyor.
Koleksiyon zamanla çoğaldı: doğal ve siyah titanyum, kırmızı altın, beyaz altın ve platin sınırlı seriler, kapağının altına saklanan Secret versiyonları.
Bu saatin 2013’te Cenevre Büyük Saatçilik Ödülü’nde Erkek Komplikasyon Ödülü’nü almasının sebebi karmaşıklığı değildi. Kadranda takvim yok, ay evresi yok, çalar yok. Ödülü alan şey tek bir işlevin, sabit kuvvetin, sonuna kadar götürülmüş hâliydi.
Aynı yıl Altın İbre’yi kazanan Girard-Perregaux Constant Escapement de tam olarak aynı sorunla uğraşıyordu. İkisi aynı soruya iki ayrı cevap verdi. Biri eşapmanın hemen önüne bükülmüş bir silisyum bıçak koydu ve kuvveti kaynağında unutturdu. Öteki zembereğin hemen çıkışına bir kam ve zincir koydu ve kuvveti daha yola çıkmadan düzeltti.
Bir yıl içinde aynı sorunun iki ucundan tutulması, o sorunun ne kadar temel olduğunu gösteriyor.
format_quote"Aynı yıl, aynı soruya iki ayrı cevap verildi. Biri kuvveti eşapmanda unutturdu, öteki daha yola çıkmadan düzeltti."
Hasan Bekmezci
Fusee fikrinin altında yatan varsayım biraz hüzünlüdür: enerji azalacak. Bu bir arıza değil, işin doğası. Yay boşalır, kuvvet düşer, bu kaçınılmaz.
Fusee bu gerçeği inkâr etmiyor. Kuvvetin düşeceğini kabul ediyor ve buna karşılık kolu uzatıyor. Yani zayıflamaya, zayıflamayı yok sayarak değil, kaldıracı büyüterek cevap veriyor.
İnsanın gücü de azalır. Yorulur, yaşlanır, eskisi kadar iterek çalışamaz. O noktada yapılabilecek en akıllıca şey, eskisi kadar itmeye çalışmak değil, kolu uzatmaktır: aynı işi daha az kuvvetle görecek bir düzen kurmak. Ve unutmamak gerekir ki kaldıracı da, kuvveti de, azalmayı da biz icat etmedik. Bize düşen bunları doğru bağlamaktı.
Saatin kendi sayfası: Romain Gauthier, Logical One