Her Hicret Edenin Kaderinde Mutlaka Bir Ay Işığı Vardır: Konstantin Chaykin Hijra

622’nin o gecesi, elle işlenmiş bir guilloché kadranda, maviletilmiş çelik iki kolda ve kadranın üst yarısına yerleşen ay safhasında.

Hasan Bekmezci · · 6 min read
Konstantin Chaykin

Konstantin Chaykin

translate Also available in English → · Français →

"Mekke’nin üzerine çöken o boğucu karanlık, Daru’n-Nedve’nin taş duvarları arasında tiranlaşan hırsın ve kibrin resmiydi. O meşum mecliste Kureyş’in ileri gelenleri toplanmış, Hazreti Muhammed’e suikast düzenlemek üzere her kabileden gözü dönmüş birer genç seçmişlerdi. Ancak meclisteki adamlardan birinin eşi, bu kanlı planı yüreğinde taşıyamayıp haberi gizlice Hazreti Muhammed’e ulaştırdı.

Çıkış izni tecelli ettiğinde ilk dahi hamle gerçekleşti: Hazreti Muhammed, ölümün soğuk nefesine ve tehlikesine rağmen Hazreti Ali’yi kendi yatağına, yeşil bürdesinin altına yatırdı. Katiller evi kuşatırken, o sükûnetle dışarı çıktı.

Günün en kızgın sıcağında kapım çalındı. Yüzünü örten o kutlu simayı gördüğümde ve Allah bana çıkış izni verdi Ebu Bekir dediğinde gözyaşlarımı tutamadım. Yol arkadaşlığı mı ya Resulallah, diye sordum. Evet, yol arkadaşlığı, dedi. O an, tarihin en kusursuz stratejisini dokumaya başladık.

Col
Çöl. Hicretin yolu bilinen vahalardan değil, kimsenin beklemediği ters açıdan geçti. Photo: flaneur.lu

Kuzeydeki bilindik Medine yoluna değil; tam aksi istikamete, güneydeki sarp Sevr Dağı’na yöneldik. Bir kaçağı arayan aklın ilk yaptığı şey, gitmesi gereken yöne bakmaktır; biz o yöne bakılacağını bildiğimiz için tersine yürüdük. Kızım Esma her gece canı pahasına sarp kayalıkları tırmanıp bize azık taşıdı. Âmir b. Füheyre, koyun sürüsünü Esma’nın ayak izleri üzerine sürerek kumdaki izleri tamamen sildi; hem iz kapattı hem bize taze süt getirdi.

Orumcek agi
Bir örümcek ağı. Sevr Mağarası’nın kapısındaki o ince perde, bir imparatorluğun izini kaybettirdi. Photo: flaneur.lu

Katiller aldatıldıklarını anlayınca çölün en efsanevi iz sürücüsü Kürz b. Alkame’yi öne sürdüler. Kürz, kumdaki en ufak çöküntüyü dahi okuyarak mağaranın kapısına kadar geldi. Ancak o gece mağara girişine incecik ağını ören bir örümcek ve yuva yapan bir güvercin vardı. Kürz, izler burada bitiyor ama içeri biri girseydi bu ağ kopardı diyerek ekibi geri döndürdü. Bir imparatorluğu durduran şey bir kılıç değil, bir ipek ipliğiydi.

Dışarıdaki iz sürücülerin ayak sesleri tam üzerimizdeki kayalıklara vurduğunda, göğüs kafesim bir örs gibi dövülüyordu. İnsanî bir korku değil, insanlığın kaderini omzunda taşıyan o mukaddes emanete halel gelmesi endişesiydi bu. Tam o anda Hazreti Muhammed bana döndü ve o ebedi teselliyi fısıldadı: üzülme, Allah bizimle beraberdir.

Col gokyuzu
Çöl gökyüzü. Abdullah b. Ureykıt yolu haritadan değil, bu açılardan okuyordu. Photo: flaneur.lu

Üç günün sonunda, henüz Müslüman olmamış ama çöl navigasyonunun en büyük dehası olan Abdullah b. Ureykıt develerle geldi. Ureykıt, Sürâka b. Mâlik gibi ödül avcılarının pusu kurduğu anayolları boşa çıkararak kafileyi Kızıldeniz kıyısındaki Tihame sahil şeridine indirdi. Haritasız, tuz çölleriyle kaplı bu ters açıda; gündüzleri gölgeliklerde gizlenip geceleri sadece ayın ve yıldızların açısını okuyarak kafileyi mucizevi bir rotadan Medine’ye ulaştırdı."

Salondaki loş ışıkta; Mekke ve Sevr krokileri, çöl rotaları ve henüz mürekkebi kurumamış el yazmaları masaya saçılmıştı. Hicret’in o muazzam lojistiğini ve Hazreti Ebubekir’in dilinden dökülen bu tarihî şahitliği okumayı bitiren felsefeci eşi, defteri masaya bıraktığında gözleri buğulanmıştı.

"Wow..." dedi eşi, derin bir nefes alarak. "Daru’n-Nedve’deki o sinsi karanlıktan başlayıp Ali’nin yatağa yatışına, Esma’nın cesaretinden Âmir’in koyunlarla iz kapatma dehasına ve Ureykıt’ın Tihame sahilindeki navigasyon stratejisine kadar her şeyi adeta yaşattın. Hicret’in sadece bir mucize değil, insan aklının ve imanının doruk noktası olan devasa bir planlama olduğunu anlatmışsın. Ama masadaki bu saat çizimi ve fotoğraflar neyin nesi?"

Konstantin Chaykin
Konstantin Chaykin Hijra, gümüş kadranlı versiyon. Akrep caminin kubbesi, yelkovan minare siluetinde. Photo: Konstantin Chaykin

Yazar gülümsedi ve masadaki teknik çizimleri eşine uzattı.

"Bu çizimler, Rus bağımsız saatçilik dehası Konstantin Chaykin’in tasarladığı Hijra modeline ait. Chaykin, Hicret’in insanlık tarihindeki o zamanı ikiye bölen gücünden ilham alarak mekanik saatçilikte saf bir haute horlogerie başyapıtına imza attı."

Eşi merakla çizimleri gözüne yaklaştırdı.

"Aman Allah’ım... Kadranın üzerindeki incecik çizgilere bak! Nasıl yapılmış bu?"

"O çizimlerde gördüğün şey, gül tornası denen bir tezgâhta gümüş plakaya elde işlenen dairesel guilloché motifleridir," dedi yazar. "Tezgâh iki yüz yıllık; elektrik yok, motor yok. Usta bir kolu çevirir, plaka döner, sabit bir kalem yüzeye iner ve saç telinin üçte biri kalınlığında bir oluk açar. Kalem bir kere kayarsa plaka çöpe gider; yamayı kabul etmeyen tek süsleme tekniğidir. Birbiri içinden geçen bu hassas hatlar, Kürz b. Alkame’yi durduran ve insanlık tarihini koruyan Sevr Mağarası’ndaki o mucizevi örümcek ağının kadrandaki sanatsal karşılığıdır."

"Peki ya kollar? Böyle bir mavi hiç görmedim."

"O mavi bir boya değil. Çelik ibre bir tepsinin içinde ısıtılıyor ve yüzeyinde saydam bir oksit tabakası oluşuyor. Tabaka kalınlaştıkça ışığı farklı kırıyor: önce saman sarısı, sonra mor, iki yüz doksan derece civarında da o dondurucu kraliyet mavisi. Sabun köpüğünün üstündeki renklerin aynı fiziği. Fırından bir saniye geç çıkarsan gri olur ve baştan başlarsın. Bu kollar, Abdullah b. Ureykıt’ın kafileyi sevk ettiği çöl gecesinin soğuk ayazını ve gökyüzünü temsil eder. Chaykin ayrıca akrebi caminin kubbesi, yelkovanı minare siluetinde biçimlendirmiş."

Konstantin Chaykin
Kadranın üst yarısına yerleşen ay safhası. Guilloché zemin, gümüş kaplama plaka üzerine kabartma rakamlarla birlikte. Photo: Konstantin Chaykin

Eşi felsefi bir dikkatle kadranın üst yarısındaki büyük pencereye odaklandı.

"Peki ya şu devasa Ay göstergesi?"

"Chaykin o ay safhasıyla, o kutsal gecenin gökyüzündeki şahidini kadranına hapsetmiş," diye devam etti yazar. "Çünkü her hicret edenin kaderinde mutlaka bir ay ışığı vardır. Üstelik saat, Güneş takviminden on bir gün kısa olan üç yüz elli dört günlük kameri yılı hesaplayan tamamen bağımsız bir mekanik hicri takvim modülü taşıyor. Bu göründüğünden çok daha zor bir iş: Gregoryen takvimde ay uzunlukları sabittir ve bir çark dişiyle sayılır, hicri takvimde ise ay, gökyüzündeki hilalin kendisine bağlıdır. Bir mekanizmanın böyle bir şeyi sayabilmesi için baştan başka bir aritmetikle kurulması gerekir."

Konstantin Chaykin
Hicri tarih ibresi, ucundaki hilal ile. İki hicri ayda bir tam tur atıyor. Photo: Konstantin Chaykin

"Kadranın kenarındaki uzun ibre de bunun için mi?"

"Onun ucunda hilal var ve bir hicri ayı değil, iki hicri ayı birden tarıyor; yani tam turunu altmış küsur günde tamamlıyor. On iki ile altı arasındaki iki küçük kadran ise haftanın gününü ve ayın adını gösteriyor. Bir saate bakıp bugünün hangi hicri günde olduğunu görebilmek, kâğıt takvim olmadan bu bilgiye sahip olmak demek. Ureykıt’ın yaptığı da tam buydu: elinde harita yoktu, gökyüzünün açısı vardı."

Konstantin Chaykin
Bilekte kırk iki milimetre. Kadranın çevresini dolanan halka, hicri ayın günlerini taşıyor. Photo: Konstantin Chaykin

"Peki ya kasanın arkası ve mekanizmanın iç detayları?"

"Kırk iki milimetrelik parlatılmış paslanmaz çelik kasanın arkasındaki safir camdan Kalibre K.01-2M mekanizması görünüyor. Saatte yirmi bir bin altı yüz salınım, yani saniyede üç; kırk sekiz saatlik güç rezervi; tamamen elle kurmalı. Köprüleri tek tek elde pahlanmış ve ayna cilası yapılmış. Ana plakadaki dairesel fırçalama ve köprülerdeki Cenevre çizgileri, Hazreti Muhammed’in o milimetrik hesaplanmış stratejisinin mikromekanik karşılığıdır. Mandal çarkının üzerine işlenen sekiz köşeli yıldız ise bu eserin zarif imzasıdır."

Konstantin Chaykin
Safir arka kapak. Mandal çarkının üstündeki sekiz köşeli yıldız görünüyor. Photo: Konstantin Chaykin
Konstantin Chaykin
Kalibre K.01-2M. Tamamen kendi tasarımı ve kendi üretimi, elle kurmalı. Photo: Konstantin Chaykin

"Kaç parçadan oluşuyor?"

"Yüz doksan bir parça ve yirmi bir taş. Günlük hata payı artı eksi on beş saniye; yani bir ayda yaklaşık yedi buçuk dakika. Otuz metre su dayanımı var, ama bu bir dalış saati değil, yağmurda ıslanma iznidir. Bir de Chaykin’in kendi geliştirdiği, atölyede Pac-Man adıyla anılan bir ayar tertibatı var: spiral yayın çalışan boyunu son derece ince adımlarla değiştiren, ağzı açık bir daireye benzediği için o adı almış küçük bir parça. Bir kol saatinin hızını ayarlamak, bir gitarın telini akort etmek gibidir; Pac-Man o akort vidasının en hassas hali."

Konstantin Chaykin
Mekanizma, cımbızla. Hicri takvim modülünün köprüleri tek tek elde işleniyor. Photo: Konstantin Chaykin
Konstantin Chaykin
Montajın başlangıcı. Bir saat ustasının önündeki tek gösterge kendi elidir. Photo: Konstantin Chaykin

"Bunu kaç kişi yapıyor?"

"Moskova’daki kendi atölyesi. Ve saatin bütün mesele si şu: bu ölçekte hiçbir hata geri alınamaz. Bir vidayı bir çeyrek tur fazla sıkarsan köprü eğilir, köprü eğilirse çark merkezleri hizadan çıkar, çıktığı an saat durur. Kadran yerleştirilirken tırnağın değmesi bile iz bırakır ve o kadran bir daha kullanılamaz; çünkü guilloché boyanmadığı için rötuş kabul etmez. İbre takılırken elin bir milimetre kayarsa kadranın üzerinde bir çizik kalır ve haftaların emeği çöpe gider."

"Yani hata payı yok."

"Hata payı yok. Sevr’in kapısındaki ağ da öyleydi. Bir ipliği kopsaydı hikâye başka biterdi."

Konstantin Chaykin
Kadranın yerleştirilmesi. Photo: Konstantin Chaykin
Konstantin Chaykin
İbrelerin takılması. En küçük titreme kadranı çizer. Photo: Konstantin Chaykin
Konstantin Chaykin
Kasa kapanmadan önceki son kontrol. Photo: Konstantin Chaykin

Eşi tebessüm ederek el yazması notları ve saat fotoğraflarını yan yana getirdi.

"Yani Hazreti Ebubekir ve Hazreti Muhammed’in Sevr’de başlattığı, Ureykıt’ın sahil hatlarında rehberlik ettiği o mukaddes yürüyüş; bugün Chaykin’in çarkları, gümüş guilloché kadranı ve maviletilmiş kolları arasında zamansız bir mekanik sanata dönüşmüş."

Konstantin Chaykin
Tezgâhta. Saat, Moskova’daki kendi atölyesinde kuruluyor. Photo: Konstantin Chaykin

"Tam olarak öyle," dedi yazar. "Biri tarihin ve ruhların kaderini değiştiren bir milat; diğeri ise o milada mekanik dünyadan sunulmuş en derin saygı duruşu. Biri kumdaki izleri sildi, öteki o izleri gümüşe kazıdı."

Konstantin Chaykin
Bitmiş saat, ustanın elinde. Photo: Konstantin Chaykin
format_quote

"Her hicret edenin kaderinde mutlaka bir ay ışığı vardır."

format_quote

"Bir imparatorluğu durduran şey bir kılıç değil, bir ipek ipliğiydi."

Hasan Bekmezci
Category Başyapıtlar
Author Hasan Bekmezci
Published Ağustos 8, 2026
Read Time 6 min read
edit_note

Write to the Editor

Your email will not be published.

mail

The Journal Digest

Join our inner circle for weekly dispatches on the world's most significant watches.