Meksika’nın San Luis Potosí ve Tamaulipas eyaletlerine yayılan Sierra de El Abra kireç taşı sırtlarının yüzlerce metre altında, dış dünyadan yüz binlerce yıl önce kopmuş zifiri karanlık bir mağara göletinde iki araştırmacı duruyor.
Fenerlerini söndürdüklerinde mutlak bir hiçlik hâkim oluyor. Ancak suyun içinde, gözleri tamamen işlevsizleşmiş ve üzeri deriyle kaplanmış pembe beyaz bir balık sürüsü, girintili çıkıntılı keskin kalker kayaların arasından milimetrik bir hassasiyetle süzülüyor. Tek bir kayaya, tek bir engele bile değmeden.
Bu balığın adı Astyanax mexicanus ve en şaşırtıcı yanı şu: yüzeydeki akarsularda yaşayan, gözleri gayet sağlam kardeşleriyle aynı tür. Aynı türün mağaraya düşen kolları, nesiller boyunca gözünü kaybetti. Göz, karanlıkta pahalı bir organdır; enerji yer, yaralanır, enfeksiyon kapar. Hiç ışık yoksa onu taşımak zarardır.
Bu karanlıkta bir insanın yönünü bulması imkansızken, diyor araştırmacılardan biri, bu canlılar optik bir algıya ihtiyaç duymuyor. Gözün yerini, vücutlarına bir ağ gibi yayılmış hücresel bir hidro-radar almış.
Çünkü su durağan bir kütle değildir, diye yanıtlıyor öteki. Her kayanın, her engelin ve akıntının su molekülleri üzerinde bıraktığı mikro-basınç ayak izleri vardır. Kör balık, suyun içindeki moleküler mikro-titreşimleri gövdesindeki nöromast hücreleriyle okur. O sadece yüzmüyor; suyun moleküler düzeydeki akışkan haritasını zihninde canlı bir frekans grafiği gibi işliyor.
format_quote"Göz, karanlıkta pahalı bir organdır; hiç ışık yoksa onu taşımak zarardır."
Hasan Bekmezci
Kör balıkların zifiri karanlıkta kayalara çarpmadan yüzmesini sağlayan bu mekanizma, biyolojide yan çizgi sistemi olarak adlandırılır.
Balığın başından kuyruğuna kadar uzanan çizgi boyunca, içi jel kıvamında bir sıvıyla dolu mikro-kanallar vardır. Bu kanalların içinde nöromast denen tüy benzeri almaçlar yer alır. Şiddetli bir fırtınada gözlerinizi kapattığınızı ama vücudunuza yerleştirilmiş binlerce tüy inceliğinde mikrofonun, üzerinize gelen rüzgarın yönünü ve şiddetini anında beyninize bildirmesi gibidir. Balık gözüyle değil, derisindeki bu dokunsal kulaklarla görür.
Balık yüzerken önündeki suyu iter. Eğer önünde bir kaya varsa, itilen su kayaya çarpıp geri teper ve balığın gövdesinde mikro-basınç değişiklikleri yaratır. Bir yarasanın karanlıkta ses dalgaları yayarak yön bulması gibidir; ancak balık bunu ses dalgalarıyla değil, doğrudan su moleküllerinin sıkışma ve gevşeme basıncıyla yapar. Duvarı duymaz, duvarı iter ve ittiği şeyin geri geldiğini hisseder.
Balık ayrıca kendi yüzme hareketinin yarattığı gürültülü su çalkantısını, dışarıdan gelen hayati basınç sinyallerinden ayırt etmek zorundadır. Beyni, kuyruğuna gönderdiği her komutun bir kopyasını kendine saklar ve o komuttan doğacak suyu önceden hesaplayarak gelen sinyalden düşer. Günümüzün gürültü engelleyici kulaklıkları da aynı numarayı yapar: duymak istemediğini önce tahmin eder, sonra çıkarır.
Karanlık göletlerin bu hidrodinamik biyo-radarı ve denizlerin en hızlı avcılarından olan kılıçbalığının aerodinamik keskinliği; bağımsız yüksek saatçiliğin mimarı De Bethune’ün DB28GS Swordfish başyapıtında buluşur.
Bir ayrıntıyı baştan söylemek gerekir, çünkü bu saatin bütün fikrini o kuruyor: Swordfish bir dalgıç saatidir. De Bethune’ün 2019’da Grand Bleu ile başlattığı sportif hattın devamıdır ve suyun altında hem saati hem de dalış süresini okutmak için tasarlanmıştır. Tek yöne dönen çerçevesi vardır; güneş ışığının ulaşmadığı derinlikte zamanı okuyabilmek için yapılmıştır.
En şaşırtıcı özelliği de buradadır. Kadranın aydınlatması lum boyasıyla değil, tamamen mekanik bir yoldan üretilir. Kasanın yanındaki butona bastığınızda, çift zemberekten beslenen küçük bir dinamo döner ve kadranı kendi ürettiği akımla aydınlatır. Pil yoktur, depolanmış ışık yoktur; saat, ışığı o an üretir. 2019’da getirilen bu çözüm, zifiri karanlıkta kendi aldığı bilgiyle yol bulan bir balığın yaptığı şeyin mekanik karşılığı gibi okunabilir.
format_quote"Pil yoktur, depolanmış ışık yoktur; saat, ışığı o an üretir."
Hasan Bekmezci
Açık kadranın ortasından yükselen o mavi delta, kılıçbalığının suyu bıçak gibi kesen burun yapısını çağrıştırır. De Bethune’ün imzası olan mavi titanyum, boyayla elde edilmez; metal yüksek ısıda alevle terbiye edilir ve yüzeyinde oluşan ince oksit tabakası ışığı kırarak o rengi verir. Yani mavi, metalin üzerine konmuş bir şey değil, metalin kendisinin değişmiş hali.
Kasa ortası siyah zirkonyumdandır ve Microlight denen bir doku taşır; çerçeve ile arka kapak sertleştirilmiş çeliktendir. Çap kırk dört, kalınlık on iki virgül sekiz milimetredir. Kulaklar kasaya sabit değildir; De Bethune’ün 2006’da patentlediği yüzer kulak sistemi, mavileştirilmiş beşinci sınıf titanyum iç parçalarla çalışır ve bileğin hareketini kasaya taşımadan emer. Cam safirdir, bin sekiz yüz Vickers sertliğinde ve çift yüzeyi yansımasızdır.
Dakika kadranı saten fırçalanmış siyah beşinci sınıf titanyumdandır ve rakamları oyularak çıkarılmıştır. Saat ve dakika ibreleri siyah titanyumdan, uçları ışıldayan; saniye ibresi ise parlatılıp mavileştirilmiş titanyumdandır. Dokuz ile on arasında kalan kuvveti gösteren küçük bir yay durur.
Kalibre DB2080 elle kurulur ve beş gün gider. Gücü tek değil çift zemberekten alır ve bu ikili kendi kendini dengeleyecek şekilde bağlanmıştır; De Bethune bu düzeni 2004’te getirdi. Denge çarkı titanyumdandır ve çevresine beyaz altın ağırlıklar yerleştirilmiştir; hafif olanı dışında tutup ağırı kenara koymak, hem ısı değişimine hem de havanın direncine karşı çalışır. Bu çarkın patenti 2016 tarihlidir.
Spiral yayın ucu, De Bethune’ün 2006’da patentlediği düz terminal eğrisiyle biter. Kaçış çarkı silisyumdandır. Düşme ve darbelere karşı ise markanın 2005’te getirdiği üçlü pare-chute sistemi çalışır.
Bütün bu parçaları yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan şey, bir balığın derisindeki kanallar gibi, tek bir işi başarmak için birbirine kilitlenmiş bir dizgedir: dışarıdan gelen gürültüyü kesmek ve geriye yalnızca doğru bilgiyi bırakmak.
De Bethune DB28GS Swordfish, sadece zamanı gösteren bir araç değildir. O, ışığa muhtaç olmadan suyun moleküler haritasını çıkaran bir kör balığın hücresel hassasiyetini, kılıçbalığının hidrodinamik gücünü ve titanyumun alevle terbiye edilmiş mavi ruhunu bileğinizde taşıyan bir enstrümandır.
Gözünü kaybeden balık kör kalmadı; görmenin başka bir yolunu buldu. O yolu kendisi icat etmedi, ölçüsü ona verilmişti. Bir mağaranın içinde, hiç kimse bakmıyorken, bir canlının derisine suyun dilini okuyacak kadar ince bir düzenek yerleştiren Yaratıcı, insanın o düzeneği fark etmesini yüz binlerce yıl beklemiş.
Kadrandaki o derin mavi deltaya ve altında salınan denge çarkına her baktığınızda; akan saniyeleri değil, görmek için ışığın şart olmadığını görürsünüz.
format_quote"Gözünü kaybeden balık kör kalmadı; görmenin başka bir yolunu buldu."
Hasan Bekmezci
Saatin üreticisinin kendi sitesindeki sayfası: De Bethune, DB28GS Swordfish