Neuchâtel Üniversitesi Botanik Enstitüsü’nün yüksek tavanlı laboratuvarında, dışarıdaki İsviçre kışının dondurucu ve nemli havası pencereleri buğulandırıyordu. Masanın üzerinde dizili preparat camları, elektron mikroskobu görüntüleri ve yaprak kesitlerinin ortasında Prof. Marc ile yardımcısı Dr. Julien, ağaçların mevsimsel metamorfozunu inceliyorlardı.
Tam o sırada, enstitünün bahçesindeki ulu akçaağacın dalları arasında aniden sert bir rüzgâr esintisi dolaştı. İki akademisyen başlarını kaldırıp pencereye baktı. Sararmış, tek bir yaprak daldan süzülerek rüzgârın koynunda yere doğru yapayalnız bir kavis çizdi.
Julien hafifçe iç çekerek pencereye yaklaştı:
"İnsanların çoğu sonbaharda yaprakların birer birer döküldüğünü gördüğünde, aman sen de, basit bir kış hazırlığı der geçer. Halbuki bir yaprağın dalından kopup yere düşmesi, onun ilkbahardaki teşekkülü kadar ilmî, kanunî ve son derece hassas biyokimyevî süreçlerin sonucudur."
Prof. Marc gözlüğünü çıkarıp masanın üzerine koyarken tebessüm etti:
"Çünkü insanoğlu görünürdeki o basitliğe aldanır Julien. Bitki fizyolojisinde absisyon olarak adlandırdığımız o yaprak dökülmesi, arkasında kusursuz bir kışa hazırlık stratejisi barındırır. Sonbahar geldiğinde günlerin kısalması ve sıcaklığın düşmesiyle yapraktaki hormon dengesi değişir. Bahar ve yaz boyunca büyümeyi teşvik eden oksin ve sitokinin hormonları azalırken; absisik asit ve etilen gibi engelleyici hormonlar tedricen artar. Absisik asit, yapraktaki mezofil hücrelerinin gen merkezlerine etki ederek proteaz, RNaz ve klorofillaz gibi parçalayıcı enzimlerin sentezini tetikler. Bu enzimler sırasıyla protein, RNA ve yaprağa yeşil rengini veren klorofil moleküllerini parçalarlar. Yeşil klorofil çekilince alt kısımdaki sarı karotenoidler açığa çıkar."
"Ve o muazzam tasarruf ilkesi işletilir," diye ekledi Julien. "Tıpkı bir uzay mekiğinin fırlatma sonrası ana kabine tüm değerli enerjiyi pompalayıp boşalan yakıt tankını gövdeden ayırması gibi... Enzimlerce parçalanan besin maddeleri yaprak sapından geçerek bitkinin kök ve gövdesindeki parankima hücrelerinde depolanır. İsraf sıfırdır; çünkü ilkbaharda yapraklar yeniden doğarken bu maddeler inşaat malzemesi olarak kullanılacaktır. Besinlerin taşınmasını müteakiben yaprak sapının gövdeye bağlandığı noktada absisyon tabakası kurulur. Absisik asit ve etilen burada sellülaz ve pektinaz enzimlerini harekete geçirerek hücreler arasındaki pektin köprülerini dıştan içe doğru eritir. Geride sadece en içte yaprağa su taşıyan cansız, incecik odun boruları kalır. Az önceki hafif rüzgâr esintisi o incecik boruyu kırmaya yetti."
format_quote"Bir yaprağın dalından kopup yere düşmesi, onun ilkbahardaki teşekkülü kadar ilmî, kanunî ve son derece hassas biyokimyevî süreçlerin sonucudur."
Hasan Bekmezci
"Ama ağaç arkasında açık bir yara bırakmaz!" dedi Marc. "Yaprağın koptuğu yerde hızla yeni hücreler türeyerek orası su geçirmez mantar yapıda bir kallus dokusu ile kapatılır. Tıpkı kış kuşatmasına hazırlanan bir kalenin kapılarını su geçirmez bir zırhla mühürlemesi gibi... Bu doku, bitkiyi su kaybından, soğuktan, zararlı gazlardan ve patojenlerden korur. Kutsal metinlerde geçen ve kadim geleneklerin tamamında yankılanan o derin ifadeyle ne kadar birebir uyuşuyor değil mi? O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez... Gerçekten de her düşüş, O’nun ilmindeki şaşmaz bir ölçüyledir."
Marc penceredeki buğuyu silmek için kolunu uzattığında, kazak kolunun manşeti yukarı kaydı. Julien’in gözü profesörün bileğindeki saate takıldı. 18 ayar pembe altın kasanın üzerinde, elle oyma tekniğiyle işlenmiş dondurucu bir kış manzarası duruyordu: Vallée de Joux’nun kar kaplı dağları ve kapağın ortasında dimdik duran çıplak bir ağaç silüeti.
Julien heyecanla saati işaret etti:
"Marc... Bileğindeki bu eser... Az önce anlattığın o absisyon sürecini ve kallus dokusuyla mühürlenmiş kış zırhını altın bir tuvalde taşıyor adeta! Dışındaki şu çıplak ağaca ve monokrom kış manzarasına baksana..."
Marc tebessüm ederek bileğini uzattı:
"Bu Romain Gauthier Logical One Secret. Bak, kapalı duran bu dış kapak, ağacın kallus dokusuyla geçirdiği o koruyucu kış uykusudur. Çıplak ağaç dondurucu soğuğa karşı kendini altın bir zırhla mühürlemiştir. Ancak saat 12 yönündeki küçük dairesel pencereye bak... Dışarıda kış hüküm sürse de, gövdenin içindeki o gizli özsuyu gibi zaman aşağıda kesintisiz akar."
"Bu kapak her Secret’te aynı manzara mı?"
"Hayır, işin bütün fikri burada Julien. Secret 2014’te tanıtıldığında Romain Gauthier ortaya bir saat değil bir boş tuval koydu: kapağın üzerine ne işleneceğine sahibi karar veriyor. Elle oyma, minyatür resim, mine, guilloche ya da taş işçiliği; hangisi seçilirse o uygulanıyor. Ve şu ayrıntı çok hoşuma gidiyor: kapağın iç yüzüne markanın logosunun yanına o işi yapan sanatçının imzası kazınıyor. Yani saat, kendisini süsleyen elin adını içinde saklıyor. Bilinen nüshalardan birinde kapakta Rio de Janeiro’nun modernist bir yorumu var, bir başkasında bir hanedan manzarası, bir diğerinde de kapak açılınca beliren mavi grand feu mine göstergeler. Benimkinde ise vadinin kışı."
Marc parmağının ucuyla menteşeli kapağı araladı. Kapak açıldığı an, dışarıdaki monokrom kış manzarası kayboldu. Kapağın iç yüzeyinde el işiyle bezenmiş canlı yeşil çam ormanları, güneşli patikalar ve sıcak bahar tonları ortaya çıktı. Aynı anda safir camın gerisinde, mekanizmanın kalbi açıkta işlemeye başladı.
format_quote"Dışarıda kış hüküm sürse de, gövdenin içindeki o gizli özsuyu gibi zaman aşağıda kesintisiz akar."
Hasan Bekmezci
Julien öne doğru eğilip kapağın içine bakarak hayranlıkla nefesini tuttu:
"İnanılmaz! Kapağı açınca içeride tam bir uyanış peyzajı duruyor! Gel bir de bu uyanışın arkasındaki biyokimya ve uyanış sürecini konuşalım Marc... O kallus mühürlü, uykudaki gövde kış bitince nasıl oluyor da kapağın içindeki bu canlı yeşile dönüşüyor?"
Marc’ın gözleri parladı:
"İşte kapağın içindeki bu yeşil patlamanın ardında muazzam bir biyokimyasal uyanış yatar Julien! Bitki kışı uyuşukluk içinde değil, sayarak geçirir: tomurcuklar belirli bir süre soğukta kalmadan açılmayı reddeder, buna endodormansi ve soğuklama ihtiyacı deriz. O hesap tamamlandığında absisik asit parçalanır. İlkbaharda ısınan toprakla birlikte köklerde büyütme hormonları fırtınası kopar. Gövdede kış boyu saklanan nişasta, amilaz enzimiyle anında glikoz ve sükroza dönüştürülür. Kök basıncı tavan yapar; şekerli özsu, dev bir hidrolik pompa gibi ksilem kanallarından yukarı pompalanır."
"Tıpkı baraj kapaklarının açılması gibi..." diye fısıldadı Julien.
"Kesinlikle! Şekerli sıvı tomurcuk kılıfının altındaki meristem hücrelerine ulaştığında çılgınca bir bölünme başlar. Hücrelerin içine dolan suyun yarattığı osmotik turgor basıncı, donmuş kilitleri kıran bir buhar makinesi gibi o sert tomurcuk kılıfını çatlatır. Işıkla temas eden hücrelerde, sanki bir uzay istasyonunun güneş panelleri anında açılmış gibi klorofiller sentezlenir ve fotosentez başlar. Saklanan her enerji, işte kapağın içindeki bu bahar uyanışı içindir!"
Julien tıkır tıkır çalışan mekanizmaya bakarak gülümsedi:
"Mekanizma da bu uyanışa ritim tutuyor."
"Çünkü teknik mimari de bu biyolojik kanunla tamamen örtüşüyor," dedi Marc. "Bir bitki kök basıncını ve enerjisini nasıl dengeliyorsa, bu Logical One mekanizması da balansa sabit güç aktarır. Geleneksel saatlerde zemberek boşaldıkça tork düşer; tıpkı susuz kalan bir bitkinin turgor basıncını kaybedip büzüşmesi gibi... Oysa bu mekanizmada zincir baklalarında sürtünmeyi neredeyse sıfırlayan sentetik yakutlar kullanılmıştır. Yatay salyangoz çark, zemberek boşalırken dahi balansa sapmasız, tam ve adil bir eşitlikle enerji verir."
"Zincirli sabit güç eski bir fikir değil mi?"
"Fikir eski, çözümü yeni. Klasik fusée bir koni biçimindedir ve zemberek namlusunun üzerinde durur; zincir eğik çeker, uzundur ve her tur çekiş açısını değiştirir. Romain Gauthier koniyi atıp yerine yavaş dönen yatay bir salyangoz çark koydu ve onu zemberek namlusuyla aynı düzleme yerleştirdi. Böylece çekiş her an düz bir hat üzerinde kalıyor ve tek bir kısa zincir parçası yetiyor. O zincirin baklaları arasında da çelik pim yerine yakutlar var; her bakla küçük bir rulman gibi dönüyor, yani sürtünme ve aşınma en baştan tasarımdan çıkarılmış. Bu düzenek dört ayrı patentle korundu."
"Rakamları da söyle."
"Otuz yedi taş, saatte yirmi sekiz bin sekiz yüz salınım, kırk altı saat rezerv ve rezervi kadranda okuyabildiğin bir gösterge. Ve Logical One 2013’te Cenevre’de, GPHG’de Erkek Komplikasyon ödülünü aldı; yani bu mimari yalnız benim hoşuma gitmiş değil."
format_quote"Geleneksel saatlerde zemberek boşaldıkça tork düşer; tıpkı susuz kalan bir bitkinin turgor basıncını kaybedip büzüşmesi gibi."
Hasan Bekmezci
Julien kasanın kenarındaki pürüzlü dokulara dokundu:
"Kasanın yanlarındaki rölyefler de yaşlı bir ağacın gövdesindeki kabuk dokusunu ve Jura Dağları’nın kayalık yapısını andırıyor."
"Ve kurma sistemi," diye ekledi Marc. "Tepeyi çevirip mekanik bir zorlama yaratmıyorsun. Kasaya gömülü tek bir düğmeye basıyorsun; her basış doğrudan zembereğe enerji depoluyor. Tıpkı bahar güneşinin yaprağa vurup tek bir anda ATP sentezlemesi gibi..."
"Bunu yapan adamı tanıyor musun?"
"Bu vadinin çocuğu. Romain Gauthier 1975’te Vallée de Joux’da doğdu, yani kapağa oyulan manzaranın içinde büyüdü. Yıllarca başka markalar için parça üretti, 1999’a doğru kendi markasını kurmaya karar verdi ve Lucerne’de yaptığı işletme yüksek lisansının tezini doğrudan kendi manifaktürünün iş planı olarak yazdı. François Golay’ın desteğiyle 2005’te ilk kalibresinin parçalarını üretmeye başladı. Bugün de aynı şeyi yapıyor: parçalarını kendi tezgâhlarında, kendi kestiği takımlarla üretiyor. Bu yüzden Logical One bir tedarikçi mekanizmasının üzerine kurulmuş bir hikâye değil, baştan sona tek bir kafanın kararları."
İki botanikçi, masanın üzerindeki kesitlere, bahçede toprağa karışan o tek yaprağa ve Marc’ın bileğindeki 18 ayar pembe altın kasaya bakarken; kâinattaki hiçbir dökülüşün bir son olmadığını, kışın o soğuk zırhının arkasında her zaman sabit, adil ve sonsuz bir bahar uyanışının yattığını bir kez daha anladılar.
format_quote"Kâinattaki hiçbir dökülüş bir son değildir; kışın o soğuk zırhının arkasında her zaman sabit, adil ve sonsuz bir bahar uyanışı yatar."
Hasan Bekmezci
Saatçilik Sanatı ve Teknik Detaylar
Menteşeli gizli kapak: 18 ayar altın kapağın dış yüzü elle oyulmuş bir kış manzarası taşır, iç yüzü ise bahar peyzajıyla bir minyatüre dönüşür. Secret 2014’te tanıtıldığında kapak bilinçli olarak boş bir tuval olarak bırakıldı: elle oyma, minyatür resim, mine, guilloche ya da taş işçiliği arasından sahibinin seçtiği teknik uygulanır. Kapağın iç yüzüne markanın logosunun yanına, işi yapan sanatçının imzası kazınır.
Okuma penceresi: Kapak kapalıyken saatin ve dakikanın okunmasını sağlayan, kapağın üst kısmına açılmış hilal biçimli açıklık. Böylece saat kapalıyken de çalışmaya devam ettiğini gösterir.
Sabit güç mimarisi: Klasik fusée bir koni biçimindedir ve zemberek namlusunun üzerinde oturur; zincir eğik çeker ve uzundur. Romain Gauthier koniyi kaldırıp yerine yavaş dönen yatay bir salyangoz çark koydu ve onu namluyla aynı düzleme aldı. Çekiş böylece her an düz bir hat üzerinde kalır ve tek bir kısa zincir yeterli olur. Düzenek dört ayrı patentle korunmuştur.
Yakut baklalı zincir: Zincir baklalarında çelik pim yerine sentetik yakutlar kullanılır; her bakla küçük bir rulman gibi döner, sürtünme ve aşınma tasarımın en başında ortadan kaldırılır.
Basmalı kurma sistemi: Tepeyi çevirmek yerine kasaya gömülü bir düğmeye basılır; her basış doğrudan zembereğe enerji depolar. Patentli ve ergonomik bir çözümdür.
Kalibre: Elle kurmalı, 37 taş, saatte 28.800 salınım, 46 saat güç rezervi ve kadranda güç rezervi göstergesi. Safir arka kapak. Logical One, 2013 GPHG’de Erkek Komplikasyon ödülünü kazandı.
Kasa dokusu ve finisaj: Kasa yanlarında elle işlenmiş kaya ve ağaç kabuğu dokusu rölyefleri; köprülerde elde pah kırma ve ayna parlatma, yüzeylerde buzlu doku. Parçaların büyük bölümü markanın Vallée de Joux’daki kendi tezgâhlarında üretilir.