Yirmi Dört Saatte Devri Âlem: Andreas Strehler Sauterelle à Heure Mondiale

Hasan Bekmezci · · 4 min read
Andreas Strehler Sauterelle a Heure Mondiale: on kadran ve donen dunya-saati tarafi

Andreas Strehler Sauterelle a Heure Mondiale: on kadran ve donen dunya-saati tarafi

translate Also available in English → · Français →

Sisli Bir Londra Akşamı

Jules Verne'in kahramanı Phileas Fogg, sisli bir Londra akşamında, Reform Kulübü'nün deri koltuklarında oturur ve tarihin en cüretkâr iddialarından birine girer: dünyanın etrafını seksen günde dolaşmak. Cebinde, saniyesi saniyesine kontrol ettiği bir saat vardır; çünkü onun için zaman, tren tarifelerinden ve meridyenlerden örülmüş bir ağdır. Romanın sonundaki o meşhur sürprizi hatırlarsınız: doğuya doğru dünyayı dolaşırken, farkında olmadan bir gün kazanmıştır. Zaman, artık bir yerin değil, yer küresinin üzerinde durduğunuz noktanın meselesidir.

Peki ya güneşin peşinden dünyayı kovalamak yerine, dünyanın kendisini avucunuzun içinde döndürebilseydiniz? Ya o dönen gezegeni, safir bir kubbenin altına hapsedip bileğinize taksaydınız? İşte Andreas Strehler'in Sauterelle à Heure Mondiale'i, Verne'in hayal ettiği o küresel zamanı, gerçek bir mekanik mucizeye dönüştürür.

Bir Çekirgenin Adını Taşıyan Saat

Andreas Strehler, İsviçre'nin Sirnach kasabasında çalışan, dünyanın sayılı mühendis-saatçilerinden biridir. 'Sauterelle', Fransızcada çekirge demektir ve bu ismi, Strehler'in patentli sabit güç mekanizmasındaki, bir çekirge gibi sıçrayan yaydan alır. Bu modelde usta, o çekirgenin üzerine bir de dünya saati (heure mondiale) komplikasyonu ekler; hem de kimsenin denemediği kadar üç boyutlu bir biçimde.

Kadranın 6 hizasında, gerçek bir küre durur: kuzey yarımküreyi tepeden gösteren minik bir dünya. Ve bu küre, tıpkı gerçek gezegen gibi, 24 saatte bir kez kendi ekseni etrafında saat yönünün tersine döner. Üzerindeki safir kristal dakika halkası, dünyanın o an karanlıkta kalan yüzünü, yani gecenin sınırını işaret eder. Saati ters çevirdiğinizde ise mekanizma tarafında, 24 zaman dilimini temsil eden 24 şehir, Paris'ten Tokyo'ya, Denver'dan Auckland'a bir halka hâlinde dizilir ve mavi çelik bir ok hangi şehirde olduğunuzu gösterir. Bu, No 1/MMZVII imzalı, dünyada tek olan bir parçadır; 41'e 37,3 milimetrelik çelik kasasında bir gezegen döner.

Sauterelle a Heure Mondiale: 24 sehir halkasi, gece-gunduz safir halkasi ve 3B kuzey yarimkuresi
Hareket tarafı: dönen 24 saat çarkıyla dünya zamanı okunur. Gece-gündüz safir diski ve üç boyutlu küre ise bu tarafta değil, saatin ön kadranında yer alır. Photo: Andreas Strehler

Dünyayı Nasıl Bir Bilekte Döndürürsünüz?

Bir dünya saatinin asıl zorluğu, referansı hiç kaybetmeden zamanı yeni bir şehre taşımaktır. Strehler bunu şöyle çözer: tacı ilk konumuna çektiğinizde, saat ibresini birer saatlik sıçramalarla ileri ya da geri atabilirsiniz; tam o anda, arkadaki şehir/hedef diski de onunla birlikte hareket eder. Böylece uçaktan indiğiniz her yeni şehirde ibreyi bir kaç kez zıplatır, yerel saati anında kurarsınız; ama küresel referansınız (GMT) hiçbir zaman gözden kaybolmaz.

Bu görünüşte basit hareketin altında, 24 saatlik bir çark tarafından sürülen şehir halkası, atlamalı bir düzeltme mekanizması ve küreyi tam 24 saatte bir tur attıran hassas bir dişli treni yatar. İbreyi bir saat ileri attığınızda, dünyanın da tam 15 derece dönmesi gerekir; çünkü 360 dereceyi 24 dilime böldüğünüzde her zaman dilimi tam 15 derecedir. Yani bileğinizdeki bu küçük gezegen, gökbilimin matematiğine birebir itaat eder.

Çekirgenin Sıçrayışı: Remontoir d'Égalité

Şimdi saatin asıl kalbine, 10 hizasındaki o iskelet düzeneğe gelelim: Strehler'in patentli remontoir d'égalité'si, yani sabit güç mekanizması. Sorun şudur: bir saatin ana zembereği kurulduğunda güçlüdür, boşaldıkça zayıflar; bu değişen kuvvet, hassasiyeti bozar. Remontoir, ana zemberek ile eşapman arasına yerleştirilmiş küçük bir ikincil yaydır. Ana zemberek bu küçük yayı sürekli kurar, küçük yay ise eşapmana her seferinde tıpatıp aynı, sarsılmaz kuvveti aktarır. Ana zemberek ister dolu ister neredeyse boş olsun, eşapmanın gördüğü güç hiç değişmez.

Bunu bir su kulesine benzetin: deponuz ister ağzına kadar dolu ister yarı boş olsun, musluktan akan suyun basıncı hep aynıdır, çünkü araya yükseklik sabit bir kule konmuştur. Strehler'in remontoiri de eşapmana böyle sabit bir 'basınç' sağlar. Ve bu düzenek saniyede bir kez kurulup boşaldığı için, saniye ibresi akıp gitmez; tıpkı bir kalbin atışı gibi, saniyede bir kez yerinden zıplar. Buna ölü saniye (dead-beat) denir. Mekanizmaya 'Sauterelle', yani çekirge adının verilmesinin sebebi de o yayın bu sıçrayışıdır.

Sauterelle kalibresi: cicek bicimli iskelet kopruler, altin cark dizisi ve remontoir mimarisi
Sauterelle kalibresi: çiçek biçimli iskelet köprüler, altın çark dizisi ve sabit güç mimarisi Photo: Andreas Strehler

İki Yürek, Konik Dişliler ve Bir Rekor

Bütün bunları besleyen enerji, tek değil çift zemberek kutusundan gelir; ikisi bir diferansiyel çarkla birbirine bağlanmıştır ve toplamda 78 saatlik bir güç rezervi sunar. Aynı diferansiyel, zembereklerin en güçlü ve en zayıf sarımlarını devreden çıkaran bir durdurma (stop-work) düzeneğini de yönetir; yani saat yalnızca yayın en dengeli bölgesinde çalışır. Kurma işlemi ise konik dişliler üzerinden yapılır; bu nadir çözüm, tacı çevirirken parmaklarınıza kadife gibi pürüzsüz, kesin bir his verir.

Kalbinde, saatte 21.600 titreşimle (3 Hz) atan, Breguet sarmalı ve dört ayar vidalı serbest bir denge çarkı bulunur; toplam 25 taş ve 206 parçadan oluşur. Köprüler, Strehler'e özgü o çiçek ya da kelebek biçiminde iskelete indirgenmiş, güneş ışını gibi taranmıştır. İsteyen koleksiyoner, bu saate bir de dünya rekoru ekleyebilir: yalnızca iki milyon yılda bir günlük sapma gösteren bir ay evresi göstergesi; mavileştirilmiş çelik bir disk üzerinde 18 ayar altından aylar. Yani bu saat yanlış ay evresini göstermeden önce, insan uygarlığı büyük ihtimalle çoktan başka bir şeye dönüşmüş olacak.

Fogg Güneşi Kovaladı, Strehler Onu Şişeye Koydu

Phileas Fogg, dünyayı dolaşmak için güneşin peşinden koştu. Andreas Strehler ise güneşi, dünyayı ve zamanı alıp bir bileğin üstüne, safirin altına yerleştirdi. Karşımızda yalnızca Tokyo'nun saatini söyleyen bir alet değil; bir çekirgenin sıçrayışıyla dönen, gücü hiç sarsılmayan, kendi ekseninde usulca dönen minik bir gezegen var. Verne bunu görseydi, sanırım bir sonraki romanına başlamadan önce uzun uzun susardı.

Category Başyapıtlar
Author Hasan Bekmezci
Published Temmuz 10, 2026
Read Time 4 min read
edit_note

Write to the Editor

Your email will not be published.

mail

The Journal Digest

Join our inner circle for weekly dispatches on the world's most significant watches.