BÖLÜM I: GECE YARISI ATÖLYESİ VE KININDAN ÇEKİLEN SANAT
Cenevre Gölü’ne bakan eski atölyenin loş ışığında, masanın üzerindeki mikroskop lambası tek bir noktaya odaklanmıştı. Dışarıda hafif bir yağmur çiseliyor, ıslak kaldırım taşlarından yansıyan ışıklar cama vuruyordu. Masa başında iki dost yine baş başaydı: Yıllarını mekanik saatçiliğin nadir komplikasyonlarına adamış kıdemli horolog Dr. Elias ve genç araştırmacı Deniz.
Masanın ortasında, siyah timsah derisi kayışın üzerinde parıldayan platin kasalı, sıradışı bir Ulysse Nardin duruyordu. Kadranı sıradan bir saat kadranı değil; adeta el işçiliğiyle rölyef gibi oyulmuş, gümüş ve grinin tonlarında efsanevi bir Samuray düellosunu yaşatan üç boyutlu bir tiyatro sahnesiydi...
Deniz, mikroskobun merceğini ayarlayıp kadrana baktı. İki Samuray, kiraz çiçeklerinin (sakura) ve dalgalı bir okyanus fonunun önünde kılıçlarını çekmiş, zamanın durduğu o amansız anı yaşıyordu.
Deniz (gözlerini mercekten kaldırmadan, fısıltıyla):
"Elias... Bu bir kadran değil, kınından çekilmiş bir kılıcın havadaki çınlaması gibi! Baksana, sağdaki samurayın zırhındaki her bir kıvrım, kılıcının kavisindeki o ışık yansıması... İnsan buraya baktığında sadece saati görmüyor; bir nefeslik yaşam ile ölüm arasındaki o sarsıcı kırılmayı hissediyor."
BÖLÜM II: BİRİNCİ DÖNGÜ, GANRYŪJİMA DÜELLOSU VE ZANSHİN FELSEFESİ
Konu (1612’deki O Split-Saniye ve Musashi’nin Zihni)
Dr. Elias gözlüğünü çıkardı, kadifeyle saatin kasasını nazikçe tuttu ve tebessüm etti.
Dr. Elias:
"Çünkü bu kadranda işlenen resim sıradan bir Japon tasviri değil Deniz. Bu, 13 Nisan 1612 sabahı Ganryūjima Adası’nda gerçekleşen, tarihsel ve felsefi olarak doğunun en büyük düellosudur: Miyamoto Musashi ile Sasaki Kojirō’nun karşılaşması.
Zamanın donduğu o anı düşün... Karada dalgalar kıyıya vuruyor, rüzgar sakura dallarını sarsıyor. Kojirō, ‘Monohoshizao’ adını verdiği devasa kılıcını kınından çekiyor. Karşısında ise katanasını tutmuş, gözlerinde tek bir korku kırıntısı dahi olmayan Musashi duruyor.
Japon savaş sanatında buna ‘Zanshin’ (Zihinsel Kesintisiz Farkındalık) derler. Zihinde ne geçmişin pişmanlığı vardır ne de geleceğin kaygısı... Sadece ‘O An’ vardır. Kılıcın havadaki o salaniyelik süzülüşü, insanın varoluşsal olarak yaşamla ölüm arasındaki sınırda yürüdüğü anın kendisidir."
İnceleme (Zamanın Keskinliği)
Deniz (saatin kurma kolunun yanındaki mandalı fark ederek):
"Ve bu iki samuray kadranda sadece birer heykel gibi durmuyor Elias... Yan taraftaki bu mandal ne işe yarıyor?"
BÖLÜM III: İKİNCİ DÖNGÜ, JAQUEMART MUCİZESİ VE SESİN MEKANİĞİ
Konu (Kılıçların Hareketi ve Mekanik Tiyatro)
Dr. Elias:
"İşte Ulysse Nardin’i haute horlogerie zirvesine taşıyan o büyüleyici mekanik mucize tam olarak burada başlıyor! Bu bir Jaquemart komplikasyonlu Hourstriker (saat vurmalı) saat. Dakika tekrarlayıcıdan farkı şudur: dakika tekrarlayıcı, istek üzerine saati, çeyrekleri ve dakikaları ayrı ayrı çalar; Hourstriker ise saat başını çalar, istenirse yarım saati de ekler, üstelik istediğin an düğmeye basıp anında çaldırabilirsin.
Mekanik saatçilikte ‘Jaquemart’, kadran üzerinde saat vurdukça hareket eden insan veya figür otomatlarına verilen isimdir. Sen o mandalı çektiğinde ya da saat başı geldiğinde, mekanizmanın içindeki minik çekiçler çelik çanlara (gongs) vurmaya başlar.
Aynı salisede kadrandaki bu el oyması samuraylar canlanır! Sağdaki samuray katanasını aşağı indirir, soldaki samuray kılıcıyla hamle yapar! Kılıçların hareketi, mekanizmanın çıkardığı o kristal berraklığındaki ‘çın’ sesiyle birebir senkronizedir."
İnceleme (Kılıcın Çeliği ile Mekanizmanın Çanı Arasındaki Analoji)
Deniz (sonsuz bir hayranlıkla):
"Müthiş bir analoji bu Elias... Samurayın kılıcını döven demirci ustası ile saatin akustik çanını akort eden saat ustası aynı ateşten besleniyor!
Bir samuray kılıcı (Tamahagane çeliği) kat kat katlanıp ateşte pişirilirken en keskin halini alır. Patek Philippe veya Ulysse Nardin ustası da saat içindeki o minör ve majör gongları ateşte pişirip kulağın duyabileceği en berrak frekansa ayarlar.
İçerideki çekiç gonga her vurduğunda, kadrandaki samuray kılıcını savuruyor. Zamanı hem gözünle bir tiyatro gibi izliyorsun hem de kulağınla bir kılıç şakırtısı gibi duyuyorsun!"
BÖLÜM IV: ÜÇÜNCÜ DÖNGÜ, GRAVÜR ZANAATI VE HOROLOJİK KÜNYE
Konu (Hand Gravure ve Mikron Seviyesinde İşçilik)
Dr. Elias:
"Ve o kadranın üretimi aylar sürer Deniz. Gravür ustası (Master Engraver), mikroskop altında altın plaka üzerine mikron ölçeğindeki kesicilerle girer. En ufak bir el titremesi, aylarca süren emeği ve yüzbinlerce franklık malzemeyi tek bir saniyede çöp edebilir.
Tıpkı Musashi'nin tek bir yanlış hamlede hayatını kaybetmesi gibi, gravür ustası da o dairesel plakada ‘Zanshin’ durumundadır. Tek bir hata kabul edilmez."
Teknik Bilgi (Horolojik Künye)
Model ve referans: Hourstriker Classic Samouraï. Platin için 6109-130, 18 ayar rose altın için 6102-130. Tanıtım yılı 2018.
Kasa: 18 ayar rose altın veya platin, 43 milimetre, 30 metre suya dayanıklı.
Kadran sanatı: antrasit gri kadran üzerinde, elle oyulmuş ve hareket eden rose altın ya da gri altın Samuray figürleri.
Mekanizma: Ulysse Nardin’in kendi kalibresi UN-610, otomatik kurmalı, yaklaşık 40 saat güç rezervi.
Komplikasyon: Jaquemart otomatları ve Hourstriker. Saat başını istek üzerine çalar; istenirse saat başı ve yarım saatte otomatik olarak da çalar.
Cam ve arka kapak: safir kristal cam, vidalı safir arka kapak. Mekanizma ve çekiçler izlenebilir.
Kayış: siyah timsah derisi, kasayla aynı metalden toka.
Üretim adedi: 18 adet.
BÖLÜM V: MUAZZAM SENTEZ VE ZAMANIN SESİ
Deniz (saatin kasasındaki mandalı hafifçe çeker; kadrandaki samuraylar hareket ederken mekanizmadan büyüleyici bir çan sesi yükselir):
"Elias... Sesini duyuyor musun?
Bir yanda 1612’de Ganryūjima Adası'nda zamanı zihninde durduran, hayatı tek bir kılıç darbesinde anlamlandıran Samuray ruhu...
Diğer yanda o anı mekanik çarkların, çekiçlerin ve el işçiliği gravürlerin içine hapsederek zamanı ölümsüzleştiren İsviçreli saat ustası..."
Dr. Elias (gülümseyerek arkasına yaslanır):
"İşte gerçek saatçilik budur Deniz.
Sıradan saatler sana sadece zamanın geçtiğini söyler. Ulysse Nardin Samurai ise sana zamanın ne kadar keskin, ne kadar değerli ve her bir saniyesinin kınından çekilmiş bir kılıç kadar kutsal olduğunu hatırlatır."