Marka ara

Sinematografik Zaman, Raskolnikov’un İtirafı ve Ulysse Nardin Circus Minute Repeater

Mondorf-les-Bains’de bir müzayede salonunda, yedi yaşında bir kız çocuğu bir vitrinin önünde duruyor. Kadranın içindeki sirk ona bir film gibi görünüyor; dedesi ona neyin film, neyin hakikat olduğunu anlatıyor.

Hasan Bekmezci · · 4 min read
Ulysse Nardin

Ulysse Nardin

translate Şu dillerde de mevcut English → · Français →

Lüksemburg’un güneyinde, termal sularıyla ve sakinliğiyle bilinen Mondorf-les-Bains kasabasındaki görkemli bir salonda, elit koleksiyonerlerin katıldığı özel bir müzayede düzenlenmekteydi. Yüksek tavanlı, kadife perdeli salonun ortasındaki cam vitrinlerden birinin önünde yedi yaşındaki Gülfidan durmuş, gözlerini ayıramadan bir saate bakıyordu.

Bu saat, kadranında gece göğü gibi parlayan derin lacivert bir zemin üzerine beyaz altından oyulmuş minyatür sirk figürleri taşıyan Ulysse Nardin Circus Minute Repeater idi. Sürgüsü çekildiğinde içindeki çekiçler çınlıyor, kadran üzerindeki figürler ritmik bir hareketle canlanıyordu.

Gülfidan, dedesi Hasan’ın ceketinin kolundan çekerek fısıldadı: Dede, şuna bak. Kadranın içindeki bu sirk sahnesi tıpkı bir film gibi. Ayı, palyaço, sirk yöneticisi. Sanki küçük bir sinema perdesi kurulmuş buraya.

Mondorf-les-Bains
Mondorf-les-Bains, Domaine Thermal. Lüksemburg’un güneyindeki kasaba adını termal sularından alıyor; salonun pencerelerinden görünen park da burası. Photo: Wilrooij, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Dede Hasan torununun başını okşadı. Gözlerini o ışıltılı saatten alıp salonun derinliklerine, oradan da ağır ağır akan zamana dikti. Sesi bir Andrey Tarkovski filminin dingin, sisli kadrajlarından süzülür gibi çınladı:

Evet kızım. Tıpkı bir film gibi. Ama bu, hakikati unutturmak için çekilmiş ağır çekim bir illüzyon sahnesidir.

Nasıl yani dede, diye sordu Gülfidan.

Bak Gülfidan’ım. Biz şu an burada, Mondorf’un bu ısıtılmış, şatafatlı salonunda duruyoruz. Tarkovski’nin Ayna ya da Stalker filmindeki o durmuş zaman sahnelerini düşün. Yağmur damlaları su birikintisine düşer, eşyalar çürür, zaman kendi içine doğru kıvrılır. Tarkovski sinemayı mühürlenmiş zaman diye tanımlar. İşte bu saat de zamanı küçük bir kasanın içine mühürlediğini iddia eder. Tıpkı batan geminin güvertesinde çalan orkestra gibi, gözümüzü ve kulağımızı oyalayan minyatür bir sinema kadrajı.

Sonra dede Hasan, edebiyatın dev ismi Fyodor Dostoyevski’ye yöneldi. Büyük usta, insanın ruhundaki uçurumu ve kendi eliyle kurduğu zindanları anlatırken tam da bu sahneye ışık tutar kızım, dedi. Suç ve Ceza’da Raskolnikov, olağanüstü insanın her şeyi yapmaya muktedir olduğu kibriyle yola çıkar; ama cinayeti işlediği an zaman onun için durur ve kendi vicdanının zindanına hapsolur. İnsan kendi aklını ve hırslarını putlaştırdığında, kasanın içindeki çarklar gibi kendi ördüğü ağın kölesi olur. Karamazov Kardeşler’deki Büyük Engizisyoncu bölümünde ise Dostoyevski, insanların hürriyetten ve o ağır sorumluluktan kaçmak için nasıl sahte mucizelere, ekmeğe ve eğlencelere sığındığını haykırır. Yeraltından Notlar’da da insan ruhunun rasyonel kalıplara sığmayacağını söyler: iki kere ikinin dört ettiği soğukluktaki mekanik mükemmellik insanı kurtarmaz, aksine onu duygusuz bir otomat hâline getirir.

format_quote

"Zamanı bir kasanın içine mühürlediğini sanan her alet, aslında onun ne kadar hızlı aktığını daha iyi duyurur."

Hasan Bekmezci

Gülfidan saatin figürlerine bir kez daha baktı; ayının hareketinde artık sadece neşe değil, fıtratından koparılmış bir canlının hüznünü seziyor gibiydi. Peki dede, insan neden kadrana bir sirk yerleştirir ki, diye sordu.

Dede Hasan derin bir iç çekti. Çünkü insan, vahşi doğayı ve hayvanları kamçıyla, kafesle dizginlediğini sanarak kendi kibrini tatmin eder kızım, dedi. Oysa hiçbir canlı kendi yaratılış fıtratına ihanet etmez; ayı ayı gibi yaşar, kuş kuş gibi uçar. Ama insan, Dostoyevski’nin karakterleri gibi, Yüce Yaratıcı’nın kendisine verdiği o ruhu unutup çarkların, hırsların ve sahte sahnelerin arasına hapsolur. Batan bir dünyada, kendi inşa ettiği küçük kafesleri izleyerek avunur.

Ulysse Nardin
Kadran. Üstte perde ve evin adı, iki yanda kabartma hâlinde oyulmuş seyirci sıraları; sahnede direğe tırmanan maymun, kamçısını şaklatan sirk yöneticisi, kaidesinde oturan kaplan, hokkabazlık yapan palyaço, arka ayakları üstünde doğrulan ayı ve parmak ucunda duran balerin. Photo: Ulysse Nardin

Dede Hasan elini vitrine doğru uzatarak saatin ses düzenini ve minyatür tiyatro mimarisini işaret etti.

Bak Gülfidan’ım. Kasanın sol yanındaki o gizli sürgüyü aşağı çektiğinde, saatçilik tarihinin en zahmetli mekanik senfonisi uyanır. Dakika tekrarlayıcı, bu zanaatın en acımasız ve en ustalık isteyen komplikasyonudur. Kasanın içine yerleştirilen gong telleri insan saçından ince bir toleransla akort edilir. Sürgü çekildiğinde mekanizma önce saati, ardından çeyrek saatleri, en sonda kalan dakikaları çalmak için salyangoz ve tarak adı verilen küçük bir hafıza düzeneğiyle programlanır. Çelik çekiçler tellere vururken her vuruşun tonu tutmak zorundadır; akort kaçarsa o başyapıt çöpe gider, sıfırdan başlanır.

Ulysse Nardin
Sahnenin alt yarısı. Palyaçonun havaya attığı toplar, ayının pençeleri ve balerinin kaldırdığı kol; hepsi beyaz altından, tek tek elde oyulmuş. Photo: Ulysse Nardin

Dahası da var kızım, dedi dede Hasan. Ulysse Nardin bu akustik işi jaquemart sanatıyla, yani hareketli otomat figürlerle birleştirmiştir. Direğe tırmanan maymun, kamçısını kaldıran sirk yöneticisi, kaidesindeki kaplan, hokkabaz palyaço, ayağa kalkan ayı ve balerin; her biri elmas uçlu kalemlerle beyaz altından kazınmış ve mikroskobik mafsallarla arkadaki kam ve dişli dizisine bağlanmıştır. Gonglar her çaldığında bu figürler sesin ritmiyle birlikte kımıldar. Milimetrenin binde biri kadar bir sapma, figürlerin takılmasına veya mekanizmanın kilitlenmesine yol açar. İşin zor tarafı sesin kendisi değil, sesle hareketin aynı anda doğru olmasıdır.

Arka kapağı çevirdiğinizde elle kurulan otuz iki taşlı mekanizma görünür. Kapağın kenarında referans ve seri numarası durur: 740-88 ve otuz adetten yirmi dördüncüsü. Kasa on sekiz ayar beyaz altındır, kadran ise aventurin; içine ince kıvılcımlar serpilmiş koyu lacivert bir cam. Gülfidan’ın gece göğü sanması bundandır, çünkü aventurin tam olarak bunun için seçilir.

Ulysse Nardin
Arka kapak. Elle kurulan otuz iki taşlı mekanizma, Cenevre çizgili köprüler; kenarda 740-88 referansı ve N° 24/30 numarası. Photo: Ulysse Nardin
format_quote

"Bir kafesin en zarif hâli, kafes olduğunu unutturandır."

Hasan Bekmezci

Dede Hasan sözlerini şöyle tamamladı: İnsanlar bu işçiliğin karşısında büyülenir, zannederler ki zamanı satın aldılar, zamanı bir film karesi gibi kadrana hapsettiler. Oysa o çınlayan her çan sesi, Raskolnikov’un şakaklarında atan o amansız vicdan azabının tıkırtısıdır. Bu saat zamanı dondurmaz; zamanın bizi nasıl öğüttüğünü ve Yüce Yaratıcı’nın huzuruna kaç saniyemizin kaldığını fısıldar. Eğer buna bakıp O’nun kudretini ve evrendeki nizamı düşünmüyorsan, o sadece batan gemide oynatılan pahalı bir kukladan başka bir şey değildir.

format_quote

"Bir çocuğun gözü önce oyunu görür; zamanı görmeyi sonra öğrenir."

Hasan Bekmezci
Ulysse Nardin
Bilekte. Kırk iki milimetrelik beyaz altın kasa, lacivert timsah kayış; bu sahne ancak kolunuzu kaldırıp baktığınızda görünür. Photo: Ulysse Nardin

Gülfidan dedesinin elini sıkıca tuttu. Artık kadrandaki sirk ona sadece neşeli bir oyuncak gibi görünmüyordu. O lacivert derinliğin içinde, Tarkovski sinemasının uzun kadrajını, Dostoyevski’nin insan ruhuna tuttuğu aynayı ve varoluşun hikmetini sezer gibi olmuştu.

Anladım dede, dedi. Önemli olan kadrandaki gösteri değil, bizi ve bütün evreni kusursuz bir nizamla yaşatan Yaratıcı’yı unutmamak.

Dede Hasan gülümsedi, torununun alnından öptü. İşte şimdi zamanı doğru okudun kızım, dedi. Yürü, gidelim.

Saat üretimden kalktı; ait olduğu koleksiyon üreticisinin sayfasında duruyor: Ulysse Nardin, Classico

Kategori Başyapıtlar
Yazar Hasan Bekmezci
Yayın Tarihi Ekim 27, 2026
Okuma Süresi 4 min read
edit_note

Editöre Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

mail

Dergi Özeti

Dünyanın en önemli saatleri hakkında haftalık haberler için çevremize katılın.