Bir Ev, Kendi Doğum Gününü Kutlar
1839 yılında Cenevre'de, iki göçmen bir atölye açtı: Antoine Norbert de Patek ve saat ustası François Czapek. Birkaç yıl sonra aralarına, kurmalı kordonu icat eden dahi Adrien Philippe katıldı ve saatlere anahtar takıp kurma çağı kapandı. Bu küçük atölye, zamanla dünyanın en saygın saat evine dönüştü ve öyle bir felsefe benimsedi ki, kendi reklamlarında bile şöyle der: bir Patek Philippe'e asla gerçekten sahip olamazsınız, onu yalnızca bir sonraki nesil için emanet alırsınız.
Aradan tam yüz yetmiş beş yıl geçti. 2014'te ev, yüz yetmiş beşinci yaşına bastı. Bir başka marka olsa görkemli bir gala verir, bir sınırlı seri çıkarır ve işi biterdi. Patek Philippe ise sessizce, yıllar süren gizli bir çalışmaya girişti ve tarihinde yaptığı en karmaşık kol saatini, kendine ve saatçilik sanatına bir doğum günü hediyesi olarak yarattı. Adı, ustaların ustası anlamına geliyordu: Grandmaster Chime. Karşınızdaki 6300GR-001, o efsanenin pembe ve beyaz altından bedeni.
İki Yüzü Olan Saat
Bu saati elinize aldığınızda fark ettiğiniz ilk şey, onun iki yüzü olmasıdır. Kasa, kendi çerçevesi içinde bir beşik gibi asılıdır ve yüz seksen derece döndürülerek çevrilebilir. Bir yüzü zamanın yüzüdür: elle guyoşe edilmiş, mıh başı deseniyle bezenmiş kahverengi kadran, pembe altın Breguet rakamları, ay evresi, ikinci zaman dilimi, gece ve gündüz göstergesi ve iki ayrı güç rezervi ibresi. Sağ üstteki küçük çan sembolü, saatin çalar kurulu olup olmadığını size fısıldar.
Kasayı çevirdiğinizde ise tamamen başka bir dünya açılır: takvimin yüzü. Burada anlık sıçramalı bir sonsuz takvim vardır. Gün, tarih, ay, artık yıl ve hatta dört haneli yıl penceresinde 2023 gibi tam yıl okunur. İki yüz arasında geçiş yapan patentli bir çevirme mekanizması ve hangi yüzün üstte olduğunu gösteren bir konum ibresi vardır, çünkü bu kadar çok işlevin arasında kaybolmak işten bile değildir. Kırk yedi virgül yedi milimetrelik kasa, iri ama asildir.
Çanların Dili
Ama bu saatin ruhu sestir. Grande sonnerie ve petite sonnerie, yani büyük ve küçük çalar, bir katedralin çan kulesini bileğinize taşır. Grande sonnerie modunda saat, siz hiçbir şey yapmadan, her çeyrekte geçen saatleri ve çeyrekleri kendiliğinden çalar. Petite sonnerie ise yalnızca tam saatleri seslendirir, araya girmez. İstediğiniz an bir sürgüye bastığınızda ise dakika tekrarı devreye girer ve üç ayrı çan teli üzerinde saatleri, çeyrekleri ve dakikaları tek tek çalarak size o anki zamanı sesle söyler.
Bir çeliğe şarkı söyletmek, saatçiliğin en zor işidir. Çan tellerinin tınısı, kalınlığının binde biri kadar bir farkla bile değişir; her tel, kulakla elle akort edilir. Sesin ritmi kaçmasın diye görünmez bir hız düzenleyici sesi terbiye eder. Bir kol saatinin bu kadar küçük bir hacimde, hem de temiz ve dolu bir tınıyla çalması, mühendislik ile sanatın tam olarak buluştuğu yerdir.
İki Dünya İlki
Bu saatin yirmi komplikasyonu vardır ve bunların beşi sesle ilgilidir. Ama o beşinin ikisi, daha önce dünyada hiç var olmamıştı ve Patek Philippe tarafından patentlenmiş birer ilktir. Birincisi, sizi zırıltıyla değil, ezgiyle uyandıran bir alarmdır: kurduğunuz alarm saati geldiğinde saat, o zamanı tekrar çanları üzerinde çalar. Yani alarmınız çalmaz, size saati söyler.
İkincisi ise daha da şaşırtıcıdır: tarih tekrarı. Bir sürgüye bastığınızda saat, içinde bulunduğunuz günün tarihini sesle, çan diliyle size bildirir. Düşünün: cebinizde değil, bileğinizde, gözünüzü kapatsanız bile size bugünün kaçı olduğunu söyleyen bir makine. Yüz seksen yıllık bir birikimin, sese dair söylenmemiş son sözü söyleme cesaretidir bu.
1.366 Parça, 100.000 Saat
Tüm bu büyüyü, GS AL 36-750 QIS FUS IRM adını taşıyan elle kurmalı bir mekanizma yönetir. Adının her harfi bir yeteneği anlatır: GS büyük çalar, AL alarm, QIS anlık sıçramalı sonsuz takvim, FUS ikinci zaman dilimi, IRM güç rezervi göstergesi. Bu mekanizma bin üç yüz altmış altı parçadan ve yüz sekiz taştan oluşur. Geliştirilmesi yedi yıl ve yüz binden fazla mühendislik saati sürdü; yalnızca çevrilebilen kasanın tasarımı iki tam yıl aldı.
Görünmeyeni de görünen kadar kutsal sayarlar burada. Her köprünün kenarı elde eğimlendirilir, siyah parlatma ile belli bir açıdan bakınca simsiyah görünene dek cilalanır. Kadranlar elle, mıh başı guyoşe deseniyle işlenir ve on sekiz ayar som altından üretilir. Saat, Cenevre Damgası'ndan bile daha katı olan kendi Patek Philippe Mührü ile onaylanır. Sonsuz takvim ise tembel değildir: gece yarısı tüm göstergeler, saniyenin küçük bir kesrinde hep birlikte yerine sıçrar.
Sonraki Nesle Emanet
Bu saatin fiyatı üç milyon yüz yetmiş beş bin Avro. Grandmaster Chime, ilk kez yüz yetmiş beşinci yıl için yapılan ve yalnızca yedi adet üretilen 5175 referansıyla dünyaya geldi; sonra kalıcı koleksiyona girdi ve işte 6300GR-001, onu pembe ile beyaz altının sıcak ve soğuk uyumunda taşıyor.
Ses, dünyanın en gelip geçici şeyidir; doğduğu anda kaybolur. Patek Philippe ise sese dokunulmaz bir ev kurdu. Bileğinizi kaldırıp o çanların berrak sesini duyduğunuzda, aslında yüz seksen yıllık bir sabrı, bir evin kendine yaptığı doğum günü hediyesini ve sizden sonra gelecek nesle bırakacağınız bir sesi dinliyorsunuz. Ona sahip değilsiniz; onu yalnızca emanet alıyorsunuz.