Bağımsız saatçilikte en zor an, ilk saat değildir. En zor an üçüncü saattir.
Birincisi bir vaattir; kimse ondan çok şey beklemez. İkincisi vaadin tutulduğunu gösterir. Üçüncüsü ise şu soruyu cevaplamak zorundadır: bu atölyenin bir dili var mı, yoksa iki iyi fikri mi vardı?
Renens'te çalışan iki adam, Gaël Petermann ve Florian Bédat, bu üçüncü saati 2026'da gösterdi. Adı Reference 1825 ve içindeki kalibre sıfırdan yeni.
İki GPHG ve Bir Beklenti
Bu ismi tanımayanlar için kısa bir özet gerekiyor, çünkü elimizdeki parçanın ağırlığı buradan geliyor.
Gaël Petermann ve Florian Bédat saatçilik okulunda tanıştı. Gaël Almanya'da A. Lange & Söhne'de çalıştı; Florian önce Harry Winston'da, sonra o da Glashütte'de Gaël'in yanında. Aralarında Christie's için yapılmış restorasyon işleri de var; yani ikisi de eski saatleri sökmüş, içine bakmış ve nasıl düşünüldüğünü öğrenmiş insanlar. 2017'de Lausanne'ın hemen dışındaki Renens'te kendi atölyelerini kurdular.
İlk saatleri Reference 1967 oldu: ölü saniye, yani saniye ibresinin süpürmek yerine mekanik olarak tam saniyede bir adım atması. O saat 2020'de Cenevre'de GPHG'nin Horological Revelation ödülünü aldı; bu ödül jürinin yeni bir markaya verdiği takdirdir.
İkinci saatleri Reference 2941 oldu: tek butonlu, atlamalı dakika sayaçlı bir rattrapante kronograf. O da 2023'te GPHG'nin Kronograf ödülünü kazandı.
Yani üçüncü saat, iki GPHG heykelciğinin bulunduğu bir rafın önünde tanıtıldı. Ve ilginç olan şu: bu kez bir komplikasyon yok.
format_quote"Bağımsız saatçilikte en zor an ilk saat değildir. En zor an üçüncü saattir."
Komplikasyonu Olmayan Bir Zorluk
Reference 1825 saat, dakika ve küçük saniye gösteriyor. Hepsi bu.
Bu, kolay bir seçim gibi görünür ama tam tersidir. Bir rattrapante kronografta kalabalık sizi kurtarır: göz gidecek yer bulur, hayranlık teknik yoğunluğa dağılır. Üç ibreli bir saatte saklanacak hiçbir yer yoktur. Kasanın oranı, kadranın dokusu, ibrenin ucu, köprünün kavisi; hepsi tek tek ortadadır.
Atölyenin bu işi nasıl tarif ettiği de dikkat çekici. Kendi ifadeleriyle bu, komplikasyonla değil biçimle tanımlanan bir kalibre. Yani mesele bir işlev eklemek değil, bir mimari kurmak.
Kalibre 233: Ortada Bir Çan
Yeni mekanizmanın adı kalibre 233. Elle kurmalı, otuz milimetre çapında, yirmi bir taşlı. Saat başına on sekiz bin salınım, yani saniyede iki buçuk devir. Güç rezervi elli altı saat.
Bu sayıların ikisi kasıtlı bir tercihtir. On sekiz bin, modern standart olan yirmi sekiz bin sekiz yüzden belirgin biçimde yavaştır ve bunun iki sonucu olur: parçalar daha az aşınır, ve saniye ibresi gözle takip edilebilecek kadar tembel bir tıkırtıyla ilerler. Eski cep saatlerinin ritmi budur. Atölye bu ritmi seçmiş, çünkü mekanizmanın esin kaynağı da atölyede bir zamanlar restore edilen cep saatleri.
Mimari şöyle kurulmuş: üst tarafta simetrik başlayan bir düzen, ortada çan biçimli tek bir çelik köprüde birleşiyor, sonra aşağı doğru daha serbest bir yerleşime açılıyor. Bu, Alman okulunun üç çeyrek plakalı katılığı ile Cenevre'nin ayrı köprülü serbestliği arasında bilinçli bir orta yol.
Ana plaka ve köprüler Alman gümüşünden. Bu alaşımın seçilmesi bir estetik hevesi değil: Alman gümüşü kaplanmaz, çıplak bırakılır ve zamanla kendi kendine hafif altın bir ton alır. Yani mekanizma yaşlandıkça rengi değişir. Kaplama bir yüzeyi dondurur; Alman gümüşü yaşamaya devam eder.
Ve bir ilk var: bu kalibrede bütün çarklar som altından. Altın çark pirinçten daha pahalıdır ve mekanik olarak zorunlu değildir; ama oksitlenmez ve kesme sırasında dişlerinde daha temiz bir kenar bırakır. Ayarlamada da bir isviçre klasiği duruyor: kuğu boynu regülatör.
Denge yayı Breguet uçlu. Yani en dış sarım bir köprüyle yukarı kaldırılıp içe bükülmüş; yay nefes alırken daha merkezî davranıyor. Bu ayrıntı, aynı sorunun iki yüz otuz yıllık çözümüdür ve hâlâ en iyi saatlerde kullanılır.
format_quote"Alman gümüşü kaplanmaz. Mekanizma yaşlandıkça rengi değişir; kaplama bir yüzeyi dondurur, Alman gümüşü yaşamaya devam eder."
Kadran: İlk Kez Kapalı
Atölyenin önceki iki saatinde kadran yarı açıktı; mekanizmanın bir kısmı ön yüzden görünüyordu. Reference 1825'te ilk kez tam kapalı bir kadran var ve bu, sakin bir tarafa doğru bilinçli bir adım.
Kadran Olivier Vaucher tarafından yapılmış. Plakalar beyaz altından ve yüzeye doğrudan lazerle bir doku işlenmiş. Üzerine saydam yeşil grand feu mine dökülmüş.
Buradaki asıl numara şu: mine saydam olduğu için altındaki lazer dokusu yok olmuyor, minenin içinden görünüyor. Yani kadranın rengi tek bir yeşil değil; ışık mineye giriyor, altın dokuya çarpıyor ve geri dönüyor. Kadranı çevirdiğinizde yeşil koyulaşıp açılıyor, çünkü gördüğünüz şey bir boya yüzeyi değil, cam altındaki bir manzara.
Yapı ise bir sektör kadran: merkezde bir daire, çevresinde ayrı bir halka, ikisi arasında ince bir sınır. Bu düzen 1930'ların kadranlarının işaretidir ve okunabilirliği artırmak için icat edilmişti. On iki indeksi ve saat işaretleri parlatılıp kadranın üzerine ayrı ayrı oturtulmuş; dakika ve saniye skalası ile marka logosu basılı. İbreler pembe altından ve elle bitirilmiş.
Bitirişin Listesi
Bir bağımsız saatte fiyatın nereye gittiğini anlamak için bitiriş listesine bakmak gerekir. Atölyenin kendi listesi şöyle.
Köprülerde Cenevre çizgileri ve elle parlatılmış pahlar. Ana plakada güneş taneleme ve perlaj. Çelik parçaların tamamı elle pahlanmış, parlatılmış ve siyah parlatma yapılmış. Çarklarda dairesel taneleme, kolları elle pahlanıp parlatılmış. Denge çarkında dairesel taneleme. Zemberek kutusu ve tırmık çarkında salyangoz taneleme.
Bu kalemlerin içinde en pahalısı siyah parlatmadır. Bir çelik yüzeyi öyle düzleştirip cilalarsınız ki hiçbir yöne çizik bırakmaz; ışığı belirli bir açıdan aynadan yansıtır, başka açıdan ise tamamen siyah görünür. Elde yapılır, makineyle yapılamaz, ve tek bir hata bütün parçayı başa döndürür.
Kasa pembe altından, otuz sekiz milimetre çapında ve camla birlikte on nokta on beş milimetre yüksekliğinde. Cam kutu tipi safir, yansıma önleyici kaplamalı. Toka pembe altın.
Kaç Tane ve Ne Zaman
Sınırlı üretim rakamı burada alışılmadık biçimde ifade edilmiş. Atölye bir sayı vermiyor; bunun yerine şunu yazıyor: dört yıllık üretimimizle sınırlı, 2026 ile 2029 arası.
Bu cümle bir pazarlama oyunu değil, bir kapasite itirafıdır. İki kişilik bir atölye yılda ancak birkaç düzine saat bitirebilir ve bu saatlerin bir kısmı önceki referanslara gidiyor. Yani rakamı vermemelerinin sebebi gizem değil, dürüstlük: kaç tane yapabileceklerini kendileri de kesin bilmiyor.
Karşılaştırma için: aynı atölyenin Reference 2941'i platin kasada yalnızca on parçayla sınırlıydı.
Ve son bir not. Eylül ayında GPHG'nin 2026 adayları açıklanacak. Reference 1825 komplikasyonsuz, üç ibreli, mine kadranlı ve elle bitirilmiş bir saat; yani jürinin klasik kategorilerine tam oturuyor. Bu atölyenin daha önce iki kez oraya çıktığını da hatırlamak gerek. Tahmin yürütmeyeceğiz, ama listeyi merakla bekleyeceğiz.