Marka ara

İyi Bir Alıcı Olmak: Freiburg, Güneş ve Junghans Milano MEGA Solar

Bu saat ne zamanını ne de enerjisini kendi üretiyor. İkisini de dışarıdan alıyor. Ve bu yüzden, kendi başına çalışan her saatten daha doğru.

Hasan Bekmezci · · 4 min read
Junghans

Junghans

translate Şu dillerde de mevcut English → · Français →
Junghans
Milano MEGA Solar. Kadranın kendisi bir cam güneş pili; dijital pencere büyük tarihi gösteriyor. Photo: Junghans

Freiburg 1120’de kuruldu ve kuruluş amacı bir pazardı. Zähringen hanedanından Konrad, Kara Orman’ın eteğinde serbest bir pazar yeri ilan etti; şehrin adı da buradan geliyor.

Sokaklarda yürürken ayağınızın dibinde dar su kanalları akıyor. Bunlara Bächle deniyor ve on üçüncü yüzyıldan beri buradalar; başlangıçta yangın söndürmek ve hayvan sulamak içindi. Bugün yazın serinlik veriyorlar ve şehirde şöyle bir söz dolaşıyor: kanala yanlışlıkla basarsanız bir Freiburglu ile evlenirsiniz.

Şehrin ortasında kırmızı kumtaşından bir katedral duruyor. Kulesi yüz on altı metre ve yüzyıllardır Hristiyan âleminin en güzel kulesi diye anılıyor. Eski surlardan ise yalnızca iki kapı ayakta kaldı.

Junghans
Çelik kasa otuz dokuz virgül iki milimetre; yükseklik sekiz virgül dört milimetre. Photo: Junghans

Bu kapılardan birinin adı Schwabentor ve dış yüzünde bir tüccar resmi var. Adam bir el arabası dolusu fıçıyla resmedilmiş.

Anlatılan hikâye şöyle. Svabyalı bir tüccar, Freiburg şehrini satın almak için yola çıkmış. Fıçıları altın doluymuş ve şehri ödeyebileceğinden emindir. Kapıya vardığında fıçılar açılmış ve içinden kum çıkmış; karısı altınları alıp yerine kum doldurmuş. Adam alay konusu olmuş ve geldiği yoldan dönmüş.

Hikâyenin tarihsel bir dayanağı yok; bir şehir şakası. Ama şaka iyi bir şaka, çünkü bir şey hakkında: bakmadan sahip olduğunu sanmak. Adam fıçıları taşıdı, ağırlığını hissetti, güvendi ve içeriği hiç kontrol etmedi. Taşıdığı şeyin değerli olduğuna, taşıdığı için inandı.

format_quote

"Adam fıçıları taşıdı, ağırlığını hissetti ve hiç açmadı. Taşıdığı şeyin değerli olduğuna, taşıdığı için inanmıştı."

Hasan Bekmezci
Junghans
Kadran camının altındaki hücre ışığı topluyor ve pili besliyor. Photo: Junghans

Aynı şehir bugün bambaşka bir şeyle tanınıyor.

Freiburg Almanya’nın en güneşli büyük şehirlerinden biri ve bunu bir kimlik hâline getirmiş. Vauban mahallesi, güneş evlerinden oluşan yerleşim ve merkezî bir direk üzerinde duran, gün boyunca güneşi takip etmek için kendi etrafında dönen bir ev, şehrin kartvizitine dönüştü.

Dikkat edin: şehir zenginliğini fıçılara koymadı. Kimsenin mülkü olmayan, kimsenin depolayamadığı, her sabah yeniden gelen bir şeye bağladı. Svabyalı tüccarın tam tersini yaptı.

Junghans
Büyük tarih penceresi; kadranda yalnızca gerekli olan yazıyor. Photo: Junghans

Freiburg’dan kuzeye doğru bir saat gittiğinizde Kara Orman’ın içinde Schramberg var ve orada bir saat fabrikası duruyor.

Junghans 14 Nisan 1861’de kuruldu. Erhard Junghans ile kayınbiraderi, Lauterbach vadisinde bir saat parçası fabrikası açtılar. Şirket büyüdü, yirminci yüzyılın başında dünyanın en büyük saat üreticilerinden biri oldu ve 1918’de yamaca oturan teraslı fabrika binasını yaptırdı; o bina bugün müze.

Ama markanın asıl damgası, elli yıl önce başlayan bir inatta. 1985’te Junghans, ev kullanımı için seri üretilen ilk radyo kontrollü masa saatini çıkardı. 1990’da Mega 1 ile aynı fikri bileğe taşıdı. 1993’te dünyada ilk kez radyo sinyaliyle ayarlanan ve enerjisini güneşten alan bir kol saati yaptı. 2004’te ise farklı ülkelerin sinyallerini alıp kendini otomatik olarak ayarlayan çok frekanslı hareketi geliştirip patentini aldı.

Junghans
Petrol yeşili kadranlı model çelik bileklikle; katlanır tokalı. Photo: Junghans

Bu cümlelerin altında sessiz bir itiraf var ve saatçilik tarihinde çok az örneği bulunuyor.

Dört yüz yıl boyunca saatçiliğin bütün gayreti tek bir hedefe gitti: kendi başına doğru kalabilen bir alet yapmak. Sarkaç, spiral yay, turbiyon, rezonans; hepsi bu yolun durakları. Radyo kontrollü saat bu hedeften vazgeçiyor.

Bu saat zamanı tutmuyor; zamanı istiyor. Gösterdiği saniye bir laboratuvarda sezyum atomlarının salınımıyla tanımlanıyor, bir vericiden yayınlanıyor ve saat onu yakalıyor. Enerjisini de kendi içinde biriktirmiyor; kadranın kendisi bir cam güneş pili ve ışık doğrudan oradan içeri giriyor.

Yani bu saat ne zamanına ne de gücüne sahip. İkisini de ödünç alıyor. Ve tam bu yüzden, kendi başına çalışan her mekanik saatten daha doğru.

format_quote

"Bu saat zamanı tutmuyor, zamanı istiyor. Gösterdiği saniye bir laboratuvarda tanımlanıyor ve o yalnızca iyi bir dinleyici."

Hasan Bekmezci
Junghans
Yandan bakıldığında saat sekiz virgül dört milimetre; safir cam. Photo: Junghans

Schramberg’de bu hareketi geliştiren bir mühendisle Freiburg’da güneş evleri tasarlayan bir mimar konuşsa, ikisi de aynı problemden bahsederdi.

Mühendis şöyle derdi: bizim zor kısmımız doğruluk değil. Sinyal geldiğinde zaten doğruyuz. Zor olan, sinyalin gelmediği günler. Bodrumda, uçakta, dağın arkasında saat kendi başına kalıyor ve o boşluğu kendi iç ritmiyle köprülemek zorunda. Işık da öyle; yetmiş iki saat karanlıkta kalırsa saat uyku moduna geçiyor ve enerjisini koruyor.

Mimar da şöyle derdi: benim işim de tam olarak bu. Güneş bedava, ama her zaman orada değil. Bir güneş evinin bütün zorluğu güneşli saatlerde değil, güneşin olmadığı saatlerdedir. İyi tasarım, bolluğu değil yokluğu yönetir.

İkisi de aynı şeyi söylüyor: ustalık, kaynağın aktığı anlarda değil, kesildiği anlarda belli oluyor.

format_quote

"Ustalık, kaynağın aktığı anlarda değil kesildiği anlarda belli oluyor. İyi tasarım bolluğu değil yokluğu yönetir."

Hasan Bekmezci
Junghans
Arka kapağın iç yüzüne dünya haritası basılmış. Photo: Junghans

Rakamlar şöyle. Kasa paslanmaz çelikten, otuz dokuz virgül iki milimetre çapında ve sekiz virgül dört milimetre yüksekliğinde. Cam safir. Arka kapak mineral camdan ve iç yüzüne dünya haritası basılmış; farklı ülkelerin vericilerini dinleyen bir saat için yerinde bir süs. Su geçirmezlik beş bar.

Kadran bir cam güneş pili ve iki renkte sunuluyor: çelik mavisi ile petrol yeşili. Üzerinde uygulanmış indeksler, ışıldar noktalar ve ışıldar madde işlenmiş akrep ile yelkovan var. İçeride Schramberg’de üretilen çok frekanslı radyo kontrollü J615.84 hareketi çalışıyor. Büyük tarih gösteriyor, yaz saatine kendi geçiyor, güç rezervi tam şarjda yirmi bir aya kadar çıkıyor ve yetmiş iki saat ışıksız kalınca uykuya geçiyor. Saat dilimi yandaki iticilerle ya da telefondaki uygulamayla değiştiriliyor. Mavi kadranlı model hasır Milano bileklikle, petrol yeşili olan ise katlanır tokalı çelik bileklikle geliyor.

Junghans
Mavi kadranlı model hasır Milano bileklikle geliyor. Photo: Junghans

Bu seri, denizin rengiyle başladı ve bir güneş piliyle bitiyor. Arada kalan dokuz saatin hepsi, insanın bir şeyi ölçmek için ne kadar uğraştığını anlatıyordu. Sonuncusu tersini anlatıyor.

Svabyalı tüccar, değerin taşıdığı fıçılarda olduğunu sanmıştı. Freiburg değeri fıçıya koymadı; her sabah gelen bir şeye bağladı ve o şeyin sahibi olmaya kalkışmadı. Schramberg’deki saat de aynısını yapıyor: saniyeyi üretmiyor, alıyor; enerjiyi biriktirmiyor, topluyor.

İnsanın durumu da buna benziyor. Gurur duyduğumuz şeylerin çoğunu biz yapmadık. Işık zaten geliyordu, sezyum atomu zaten salınıyordu, gökyüzü zaten düzenliydi. Bizim payımıza düşen, iyi bir alıcı olmak: doğru yöne dönmek, yüzeyi temiz tutmak ve gelmediği zamanlarda idare edecek bir sabır taşımak.

Yaratan veriyor, biz alıyoruz. Bunu bilerek almanın adı şükürdür ve bir saatin kadranından bile öğrenilebilir.

Junghans
Petrol yeşili kadran, gün ışığında rengini değiştiriyor. Photo: Junghans

Saatin kendi sayfası: Junghans, Milano MEGA Solar

Kategori Başyapıtlar
Yazar Hasan Bekmezci
Yayın Tarihi Eylül 30, 2026
Okuma Süresi 4 min read
edit_note

Editöre Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.

mail

Dergi Özeti

Dünyanın en önemli saatleri hakkında haftalık haberler için çevremize katılın.