İki Filtre Arasında Bir Kadran: MING 29.06 Peepshow

Bir fotoğraf stüdyosunda iki polarize filtre ve bakış açısına göre siyah, mavi ya da mor görünen bir kadran.

Alex Mourin · · 2 min read
MING

MING

translate Also available in English → · Français →

Bir Fotoğraf Stüdyosunda İki Filtre

Kopenhag'daki küçük bir fotoğraf stüdyosunda, tezgâhın üzerinde iki polarize filtre yan yana duruyordu. Optik fizikçi Dr. Iris Lund bunlardan birini kaldırıp diğerinin üzerine koydu ve yavaşça çevirdi: ışık azaldı, azaldı ve belirli bir açıda tamamen kesildi.

"Her defasında aynı numara," dedi fotoğrafçı Theo Marsden. "İki cam, ikisi de şeffaf, ama üst üste gelince siyah."

"Numara değil, seçim," dedi Iris. "Birinci filtre ışığın yalnızca bir yönde salınan kısmını geçiriyor. İkincisini doksan derece çevirdiğinde geçecek hiçbir şey kalmıyor."

Theo kolunu uzattı: "O zaman bunu açıkla. Bu saatin kadranı bakış açına göre renk değiştiriyor ve ibreler bazen kayboluyor."

Iris saate baktı ve doğruldu: "Bu ne?"

"MING 29.06 Peepshow," dedi Theo.

MING
Aynı saat, üç ayrı yüz: siyah, mavi ve mor. Değişen tek şey ışığın geliş açısı.
MING
Kadranın sönmüş hâli: belirli bir açıda renk tamamen çekiliyor.

Kadran Neden Renk Değiştiriyor

"İki ayrı iş birlikte çalışıyor," dedi Theo. "Birincisi kadranın kendisi: CNC ile guiyoşe işlenmiş metal bir kadran ve üzerinde çok fazlı bir kaplama var. O kaplama, ışığı geldiği açıya göre farklı dalga boylarında geri veriyor; bu yüzden mavi bazen mora, mor bazen neredeyse siyaha dönüyor."

"İnce film girişimi," dedi Iris. "Sabun köpüğüyle aynı aile. Peki ibreler?"

"İkinci iş orada. İbreler bildiğimiz ibre değil; safirden yapılmış polarize diskler. Yani kadranın üzerinde dönen şey bir çubuk değil, senin masandaki filtrenin küçük bir kardeşi. Disk döndükçe hangi açıda hangi ışığı geçirdiği değişiyor, ibre bazen parlak, bazen silik, bazen görünmez oluyor."

Iris bir süre sustu: "Yani bir saatçi, zamanı okutmak için ışığın polarizasyonunu kullanmış. Bu, kadranı boyamak değil; kadranı bir optik alete çevirmek."

"Karanlıkta da çalışıyor," diye ekledi Theo. "Disklerin üzerinde Super-LumiNova var."

format_quote

"Bir saatçi, zamanı okutmak için ışığın polarizasyonunu kullanmış. Bu, kadranı boyamak değil; kadranı bir optik alete çevirmek."

Dr. Iris Lund, optik fizikçi
MING
Kadranın mavi hâli: guiyoşe metal zemin ve çok fazlı kaplama.
MING
Mor hâl: aynı yüzey, farklı bir bakış açısı.
MING
Safir polarize ibre diskleri: döndükçe hangi ışığı geçirdikleri değişiyor.

Titanyum Kasa ve Mikro Rotor

Iris saati eline aldı: "Hafif."

"Beşinci sınıf titanyum," dedi Theo. "Kırk milimetre çap, on bir virgül sekiz milimetre yükseklik. Çerçeve yok; kutu biçiminde derin bir safir cam doğrudan kasaya oturuyor, arka kapak da kubbeli safir. Kulaklar markanın imzası: gövdeden ayrılan ince bıçak biçiminde. Elli metre su geçirmez."

"İçinde ne var?"

"Schwarz-Etienne'in MING için yaptığı ASE 200.M1 kalibresi. Otomatik, ama rotor kadranın önünü kapatmıyor: tungstenden yapılmış bir mikro rotor. Yirmi dokuz taş, iskeletlenmiş yay kutusu, beş konumda ayar ve yaklaşık seksen altı saat güç rezervi."

"Elli parça üretiliyor," diye ekledi. "Vergiler hariç yirmi iki bin frank ve teslimatlar bu yazdan itibaren."

Iris saati bıraktı ve gülümsedi: "Yarın derse bu saatle gireceğim. Polarizasyonu anlatmanın en kısa yolu bu."

MING
Mekanizma tarafı: tungsten mikro rotor, iskeletlenmiş yay kutusu, yaklaşık seksen altı saat.
MING
Bilekte mavi hâl.
MING
Aynı saat, bilekte mor hâl: elli parçalık seri.
Category Yeni Çıkanlar
Author Alex Mourin
Published Temmuz 26, 2026
Read Time 2 min read
edit_note

Write to the Editor

Your email will not be published.

mail

The Journal Digest

Join our inner circle for weekly dispatches on the world's most significant watches.