DNA, yaşamın kütüphanesindeki o devasa, değiştirilemez ve korunaklı ana anahtardır. Ancak o kütüphanedeki planların hayata geçmesi ve hücrenin içinde protein adı verilen canlı makinelerin inşa edilmesi için sahneye RNA, yani ribonükleik asit çıkar.
Yeryüzündeki tüm ustalar bir araya gelse, DNA’nın durağan azametine ve RNA’nın hücre içindeki o dinamik, durmaksızın koşturan elçilik ağına boyun eğmek zorundadır. Mekanik saatçilik dünyasında ise RNA’nın bu baş döndürücü dinamizmini, mesaj taşıyıcılığını ve çift katmanlı karmaşıklığını yansıtabilen ender şaheserlerden biri Harry Winston Histoire de Tourbillon N°8’dir.
format_quote"DNA bilginin saklandığı ana kasa ise, RNA o bilgiyi alıp fabrikaya taşıyan, okuyan ve inşa eden dinamik ustadır."
Hasan Bekmezci
Gelin RNA’nın büyüleyici biyolojik rollerini zihnimizde somutlaştıralım. İlk rol habercinindir. DNA hücre çekirdeğinden asla dışarı çıkmaz; kütüphanedeki ana proje dışarı çıkarılamaz. Haberci RNA, yani mRNA, DNA’daki ilgili genin kopyasını çıkarır ve hücrenin üretim tesisleri olan ribozomlara taşır. O, dev bir sarayın kütüphanesindeki ana mimari planın fotoğrafını çekip şantiyedeki ustalara koşturarak götüren habercidir. O haberci olmasa, sarayın planı ne kadar muhteşem olursa olsun tek bir tuğla bile üst üste konulamaz.
İkinci rol taşıyıcınındır. Taşıyıcı RNA, yani tRNA, ribozoma gelen kopyayı okur ve yapı taşları olan amino asitleri sırasıyla getirip dizer. Şantiyedeki vinç operatörüdür. Gelen plana bakar, buraya şu tuğla ve üzerine şu harç lazım der ve doğru malzemeyi tam saniyesinde yerine koyar. Üçüncü rol tezgâhındır. Ribozomal RNA, yani rRNA, ribozomun ana gövdesini oluşturur; şantiyenin kendisidir, gelen mesaj ile malzemeyi birleştirip proteini sentezler. Otomobil fabrikasındaki montaj hattı gibi çalışır: parçalar ve plan gelir, bu hatta birleşerek işleyen bir motora dönüşür.
Dördüncü fark yapının kendisindedir. DNA çift sarmallı ve rijit bir yapıdayken RNA tek sarmallıdır. Ayrıca DNA’daki timin harfi yerine RNA’da urasil harfi geçer. DNA ağır bir ansiklopedi cildiyse, RNA cebinizde taşıyabileceğiniz, bükülebilir, hızlıca yazılıp silinebilen bir not defteridir. Bu esneklik sayesinde hücre içinde her an her yere sızabilir. Kalıcılık bir molekülün, hareket ötekinin işidir; ikisini aynı anda isteyen bir tasarım, iki ayrı molekül yapmak zorundadır.
Harry Winston’ın yüksek saatçilik zirvesini temsil eden Histoire de Tourbillon N°8 de, tıpkı RNA’nın hücre içindeki o çok katmanlı, sürekli hareket halindeki ve mesaj taşıyan yapısı gibi kurulmuştur. Kadranın sol yarısında iki adet çift eksenli tourbillon kafesi yer alır. Bunlar birbirinin kopyası değildir ve senkronize de dönmezler; her biri kendi ekseninde bağımsız çalışır. Asıl marifet ikisinin arasındadır. Küresel bir diferansiyel, iki kafesin verdiği zamanı toplar ve ortalamasını alır, böylece tek bir hüküm doğar. Biri önde biri geride giderse, saat ikisinin ortasını söyler.
Bu düzen, okuyan göze hücredeki okuma işini düşündürür. Ribozom da tek bir harfe körü körüne güvenmez; mesaj üç harflik kodlar halinde okunur, her kod bir karşılıkla doğrulanır ve sonuç tek bir zincir olarak çıkar. İki bağımsız kafes ve onları birleştiren küresel diferansiyel, aynı mantığın mekanikteki karşılığını anımsatır.
format_quote"O haberci olmasa, sarayın planı ne kadar muhteşem olursa olsun tek bir tuğla bile üst üste konulamaz."
Hasan Bekmezci
Kadranın sağ tarafında yer alan üç boyutlu kavisli saat ve dakika göstergeleri, bilgiyi geleneksel akrep ve yelkovanla değil, okunan bir şerit gibi sunar. Harry Winston bu parçaları alüminyum koniler olarak tarif eder; merkezden kaçık dururlar ve kırmızı birer işaretin altından geçerler. Bu görünüm, ribozomun mRNA şeridini kod kod okuyup proteine dönüştürme ritmini anımsatır. Altta duran küçük kırmızı beyaz tambur ise güç rezervini bildirir; o, zincirin ne kadar devam edebileceğini söyleyen sayaçtır.
Hareketi veren mekanizma, elle kurulan HW4503 kalibresidir. Arka kapağın üzerine kazınmış doksan iki taş, bu üç boyutlu mimarinin kaç noktada sürtünmeyi azaltmak zorunda olduğunu gösterir. Açık safir arka kapak, bütün bu katmanları aşağıdan da seyrettirir.
Elli virgül dokuz milimetrelik on sekiz ayar beyaz altın kasa, on yedi virgül üç milimetre kalınlığındadır ve üç bar su geçirmezlik sunar. Kadranın siyah işlemeli ilk versiyonu ile kırmızı işlemeli ikincisi onar adetle sınırlıdır; ikisinde de seçici rodyum kaplama kullanılır ve kayış siyah timsah, toka beyaz altındır. Üçüncüsü ise tek bir örnektir ve Harry Winston’ın mücevher tarafını saatçilik tarafına bağlar.
Bu tek parçanın kasası elli bir virgül altı milimetredir ve on sekiz ayar beyaz altın kadranı dört yüz on beş baget kesim pırlantayla donatılmıştır; taşların toplamı yaklaşık on yedi virgül seksen beş karattır. Kayış lacivert timsahtır ve dikişi dokuz yüz elli ayar platin iplikle atılmıştır. Baget kesim taşların yan yana dizilişi, kütüphanedeki o kusursuz zinciri; iç kısımdaki şeffaf safir gövde ise RNA’nın hücre sıvısı içinde kurduğu geçici ve işlevsel köprüleri çağrıştırır.
Bir molekülün kalıcı, ötekinin hareketli olması bir eksiklik değil, bir iş bölümüdür. Yaratıcı, bilgiyi saklamakla taşımayı aynı yapıya yüklememiştir; birine sessizliği, ötekine koşmayı vermiştir. Aynı ayrımın bir saatte iki ayrı kafes ve onları birleştiren tek bir diferansiyel olarak görünmesi, insan elinin ancak taklit edebildiği bir düzenin küçük bir yankısıdır.
DNA bilginin sonsuz ve sessiz kütüphanesidir; RNA ise o bilginin hayata dönüşen hareketli şarkısıdır. Harry Winston Histoire de Tourbillon N°8, bu biyolojik şarkının bilekte tıkır tıkır işleyen en görkemli mekanik karşılığıdır.
format_quote"DNA bilginin sonsuz ve sessiz kütüphanesidir; RNA ise o bilginin hayata dönüşen hareketli şarkısıdır."
Hasan Bekmezci
Saatin üreticisinin kendi sitesindeki sayfası: Harry Winston, Histoire de Tourbillon 8